Lupin

Lupin
@Lupn
don't let idiots ruin your day.
*100. Yıl*
Sen İzmir dersin, iki hece. Ben değişen yazgı anlarım. Özgürlük anlarım, Bağımsızlık anlarım. #9Eylül
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“… her şeyi ellerinde, dengede tutan adam ve bazen bunun farkına vardığımda tahammül etmesi zor gelirdi. Ken­dini genç hissetmediğini söylerdi; zaten bana da küçük gelmezdi, yani öyle küçük, benim bilmediğim şeyler bilirdi ama yine de kü­çüktü.”
“Herkes karşısındakinin eksil­mez bağlılığını hissetmeyi isterken, onu, özerkliği garanti et­tiği varsayılan özel bir bahçenin saygın mesafesinde tutma­ya çalışır.”
Uzun süre belli bir hedefi olmaksızın yollarda yürüyen, biraz sonra kendini bir tür esrikliğe kaptırır. Yürüme eylemi, atılan her adımla birlikte daha bir güç kazanır; bistroların, dükkanların, gülümseyen kadınların baştan çıkarıcılığı gittikçe azalır; buna karşılık bir sonraki sokak köşesinin, uzakta, sisler içerisinde uzanan bir meydanda yürümekte olan bir kadının sırtının çekiciliği daha karşı konulmaz olur. Ondan sonra açlık gelir. Ama Flaneur bu açlığı dindirmenin belki de yüz yolundan birini bile öğrenmek istemez; bunun yerine yabancısı olduğu bir mahallelerde bir hayvan gibi dolanıp yiyecek arar, kadın arar; ta ki bitkin düşüp, onu yabancı ve buz gibi bir ifadeyle kabul eden odasında, yatağında çöküp kalana kadar. Bu tipi yaratan, Paris olmuştur. İşin tuhaf yanı, Roma olmamasıdır. Peki neden? Şundan: Roma’da rüyalar bile çok daha düz yollardan geçmez mi? Ve bu kent, her kaldırım taşıyla, her dükkan tabelasıyla, her basamakla ve her bina girişiyle, bir bütün olarak yayaların rüyalarına sığmayacak kadar, konularla, anıtlarla, alanlarla, ulusal değerlerle dolu değil midir?
Sayfa 263