"Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir."
...Onun için "Yapmak" diye bir eylem yoktu artık. "Var olmak" ona kalan tek şeydi. Kımıldamadan yalnızca var olmak... O ölümü böyle tanımlardı. İstemek ama yapamamak. Her zamanki kadar canlı olan ruhunda düşünmek, ama bedence ölmek...
Kolay mı bu kadar tanımak mutsuzluğu hayatın karanlığında? En anlaşıldığı noktada başlar bilinmezleri hikayenin. Kolay mı hayat, daha zengin olamadığı için bir adamın ağlayacağı kadar?