Bu duvar taştan bir hapishane, bu kapı ahşaptan bir hapishane, bu gardiyanlar etten kemikten bir hapishane. Hapishane korkunç, bütün, bölünmez bir varlık; yarısı bina yarısı insan.
Birbirimizle savaştığımızı itiraf ediyorum,ama iki türlü savaş vardır. Biri, bağımsız tarafların güçlerinin örtüştüğü şövalyece savaştır; herkes kendi başınadır, kendine kaybedip, kendine kazanır. Bir de sokmakla kalmayıp, aynı zamanda hayatta kalabilmek için kan emen haşaratın savaşı vardır. Bu, asıl paralı askerdir ve bu sensin. Yaşamla baş edemiyorsun; ama kendine bu halinle rahat, tasasız ve kendini suçlamadan bir düzen kurabilmek için, senin yaşama dair bütün becerilerini senden alıp kendi ceplerime soktuğumu kanıtlıyorsun.
Şu halde dünya senden ve benden ibaretse - ki benim çok aklıma yatan bir düşünceydi bu - demek ki o zaman dünyanın saflığı seninle sona eriyor ve senin öğüdün sayesinde benimle de kirlilik başlıyordu.