İsteksiz gülüşler serpildi kanayan yaralara nur-ı aynım, sabır adına bilinçsiz köşelere asılan afişler kirlendi, yolların üstüne uzaklar düştü, hep uzaklar…Karşılıksız sevmelerin şarkısı eski plaklarda kaldı iki gözüm ve bir gece daha sancıdı yıldızlar, bir gece daha…
Şimdi geceler en ince yerinden bölünmede nur-ı aynım,şehir bir denize doğru ağlamakta.
Bildin mi sabrı nur-ı aynım, neydi sabır?
Sabır adına ve umut adına…Kol kanat edinip umutları, bereketli baharlara bir koşu başlar mı acep?
Mum gibi eriyen ve mum rengince üzülenlerin; yandıkça ağlayan ve göz yaşlarınca yananların can ipliklerinde dumanı tütmez alevler parıldıyor, aydınlıklar tel tel yüzlerine vuruyor... Mutsuzluğun beslediği uzak arzular değil oysa umutsuzluk…