Gerçek mutluluk yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır.
Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.
Özlemini fazlaca çektiğim şeyi, yani ahlaken iyi olma arzumu, kelimelere dökmeye kalkıştığımda, küçümseme ve alayla karşılaşıyor, kendimi negatif tutkulara terk ettikçe de alkışlanıyor ve teşvik ediliyordum.
Hırs, hükmetme, çıkarcılık, şehvet, kibir, hiddet, intikam hırsı, işte bütün bunlar toplum tarafından değer görüyordu.