·
Okunma
·
Beğeni
·
12.018
Gösterim
Adı:
İtiraflarım
Baskı tarihi:
Ekim 2008
Sayfa sayısı:
103
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756555580
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metropol Yayınları
Tolstoy, İtiraflarımı'ı yayımlatmasının ardından, Rusya'daki bütün gözlerin kendine baktığını gördü; sanki herkesin içinde gizlenen itirafı ortaya çıkarmış, inançlı insanların söylemediği, söylemeye cesaret edemediği sözleri söylemişti; hatta köhne yapıların zihinleri üzerindeki ipotekleri nedeniyle o dönemde, o yörede İsevi geleneği yeniden müjdeleyen psikolojik bir belge niteliğinde de karşılanmıştı İtiraflar.

Tolstoy kendisini anlatırken, sadece ülkesi Rusya'yı ve onun dini şablonlarını anlatmamış bütün bir insanlığın kalbini haritasını da çizmiş.
Kendi iç dünyasındaki sorgulamalarını bizlere aktarmış Tolstoy bu eseriyle. Yazmak işlevi de henüz o sıralarda sadece para kazanmak için yaptığı bir eylem.

İlk başta ailesinde herkesin inandığı din, Ona da sorgusuz, sualsiz kabul ettirilmiş. Abisi çok dindardır. Bu noktada diğer aile üyelerinin üstündedir. Abisi genç yaşında, dindar olmasına rağmen acı çekerek öldüğü için Tanrıyı sorgulamaya başlamış. Abisinin böyle bir ölümü haketmediği düşüncesi ile.
Felsefeci ve düşünürleri, bilim insanlarını araştırmış. Görüşlerini benimsemiş. Hiçliği ve varoluşunu anlamlandırmaya, kendi içinde savaş vermeye başlamış. Bu görüşleri benimseyip araştırmayı sürdürdükçe, çıkış yolu ararken, çıkmaza doğru sürüklenmiş. Dindar olup aslında olmadığını anladığı kişilerden uzaklaşmış. Emekçi olup alınteriyle para kazanarak yaşamını devam ettiren, aynı zamanda da gerçekten dinini yaşayan kişilere yönelip, onlara sonsuz sevgi duymuş.

İntihar düşüncesi sıkça aklından geçmiş. Ancak "Tanrıyı aramak" isteği bir türlü tükenmemiş ve umudu içinde hep varolmuş. Bundan dolayı yaşamını sonlandırma fikrine uzak durmuş.
Bu şekilde kendi görüşlerini, yaşadığı iç sıkıntılarını, arayışlarını ve savaşlarını bizlere anlatmış Tolstoy.

Bu soruları sorar kendine birçok kişi.
Bazı kişiler Tanrının varlığını kabul edip de aramaya, sorgulamaya devam eder. Bu tükenmez arayışla kendini tüketir. Bir sonuca ya ulaşır ya ulaşmaz.
Bazı kişiler zaten sorgusuz inanırlar. Bazıları da tamamıyla reddeder.
Herkes kendine göre bir yol belirleyip, kendi doğrularına inanırlar. Bunlar olabilen gayet normal şeyler. Ama en kötüsü dayatma...
Kaç kişi birilerine bir şeyleri dayatmadan yaşayabiliyor? Hoşgörü ile yaklaşabiliyor? İnanan inanır inanmayan da inanmaz.
Kendilerince dindar olanlara göre inanmayanlar cahilken, inanmayanlara göre ise inananlar ya da dindarlar yobaz. Bu şekilde etiketlemek ne kadar doğru? İşte benim de sorgulamam en çok buna.

İncelemeyi burada sonlandırıyorum.
Kesinlikle herkesin okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Kitaplarla kalınız.
Tolstoy'un kendi ideolojik ve inançsal sorgulamalarını içeren İtiraflarım'ım Tolstoy-severler için kesinlikle okunmaya değer bir eser. Tolstoy bilindiği gibi inanç konusunda birçok buhran yaşamış bir yazar. Hristiyanlığın; hayatın varlığı ve anlamına tatmin edici bir cevap getiremediğini düşündüğü için geleneksel Ortodoks Hristiyanlığına olan inancını yitirir. İtiraflarım ise bunun karar aşaması gibidir. Hayatın ne olduğunu, neden ve nasıl yaşanabileceğini ve ölümü seçmenin en doğru yol olup olmadığını sorgular. Tabii Tolstoy İtiraflarım'da her şeyin başına gidiyor; çocukluğuna.

Rus klasiklerinden aşina olduğumuz bazı durumlar vardır. Mesela o dönem Rusya'sında inanç konuları önemini büyük bir ölçüde yitirmiş, onların yerine nihilizm veya ateizm gibi Kilise'yi reddeden ideolojiler Rusya'yı sarmıştır. İşte Tolstoy'un çocukluğu da tam bu döneme denk geliyor. Bu dönemde inanç kavramı öylesine zayıflamış ki (bunu kötü anlamda söylemiyorum) örneğin -Tolstoy'un anlattığına göre- birinin yemekten önce ettiği duayı gören o kişinin ağabeyi "Bunu hala yapıyorsun ha?" dediği için o kişi inanç kavramına tutunmayı bırakmış. Belki de buna büyük bir oranda toplumsal zihin etkili olmuş. Bu oldukça geniş ve tartışmaya açık bir konu. Dolayısıyla bu kavram düşmesi ile büyüyen Tolstoy, inanç konusunda bir nevi tarafsız olarak yetişiyor.

Daha sonraları hayatın akışına kapılan Tolstoy için bu konu gün geliyor ona sıkıntı vermeye başlıyor. O da her şeyi en baştan sorgulamaya ve araştırmaya başlıyor. Bence bu nokta çok önemli. Herhangi bir olguyu bulmak adına tüm önyargılardan arınıp sorgulamaya başlamak ile sorgulama yapmak arasında büyük bir fark var. Taraflı bir sorgulama ne denli isabetli bir sorgulama olur? Tolstoy bu hataya düşmüyor, her şeyi kafasından silip en baştan kafasında sorular üretiyor ve bunları insanların inandığı şeylerle karşılaştırıyor; cevap almaya çalışıyor. Tolstoy'un bu açıdan tarafsızlığı ve azmi beni gerçekten hayran bıraktı.

İtiraflarım felsefi bir eser olmasının yanı sıra bana kalırsa aynı zamanda sosyolojik bir eser olarak da nitelendirilebilir. Çünkü Tolstoy eser boyunca yalnızca kendinden bahsetmiyor. Rus halkının ideolojik ve inançsal durumunu gözden geçiriyor. İnsanların bu durumlarını gözden geçirmek için de bir süre toplumdan uzaklaştığı da oluyor. Şöyle bir tabir vardır; toplumu en iyi anlayanlar toplumdan dışlanmış kişilerdir diye, belki de Tolstoy da bunun farkında idi. İnanç konusunu dıştan inceliyor belki de herhangi bir inancın etkisine kapılmamak için. Sonuç ise ne oluyor onu da yeni okuyacaklara bırakıyorum.

Tolstoy'un inançla ilgili iç sorgulamalardan oluşan İtiraflarım kesinlikle okumaya değer.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.348 Oy)19.113 beğeni43.529 okunma3.030 alıntı183.509 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.577 Oy)8.857 beğeni28.801 okunma849 alıntı140.088 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.315 Oy)9.279 beğeni25.725 okunma1.838 alıntı119.173 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.748 Oy)13.459 beğeni34.639 okunma3.415 alıntı146.528 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.919 Oy)8.875 beğeni26.405 okunma2.681 alıntı115.157 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.481 Oy)8.068 beğeni22.874 okunma844 alıntı90.130 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.676 Oy)5.782 beğeni19.727 okunma845 alıntı101.554 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.493 Oy)7.901 beğeni21.440 okunma4.030 alıntı129.840 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.367 Oy)3.469 beğeni10.552 okunma5.355 alıntı95.862 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.594 Oy)9.101 beğeni25.428 okunma1.546 alıntı127.140 gösterim
İlk Tolstoy okumamı İnci Hanım'ın etkinliği sayesinde yapmıştım. Buradan kendilerine selam ederim. :)
"İnsan neyle yaşar?" kitabıyla tanışmış oldum Tolstoy'la.
Lakin ben de itiraf etmeliyim ki Dostoyevski gibi ilk okuyuşta kuvvetli bir bağ kuramamıştım kendileriyle.
Ta ki "İtiraflarım" kitabını okuyana kadar.
Bu kitabı okuduktan sonra kendime sorduğum soru: "Neden ilk bu kitabını okumamışım ki ben?" oldu.
Bir yazarla tanışırken ilk kitap seçiminin bile ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım.
Diğer kitaplarını henüz okumadım ama Tolstoy'la henüz tanışmadıysanız bu kitabının doğru bir tercih olacağını düşünüyor ve kesinlikle tavsiye ediyorum.
Günümüzde birçok insan ne yazık ki kafasını kemiren sorulardan inşa edilmiş bir hastalığa düçar olmuş durumda.İddia ediyorum ki bu kitap sayesinde hastalıklı durumundan kurtulabilir, sorularına muazzam cevaplar bulabilir.
Eğer gerçekten arıyorsa ve sonunda da doğruyu kabullenip o yolda ilerlemek istiyorsa.
Bu kitapla beraber çetrefilli bir arayış serüvenine şahit oluyorsunuz.

Öyle bir arayış ki beyninizin varlığını hissettiren öyle bir arayış ki her buldum sandığınızda bir kaybedişi yaşatan ve yine öyle bir arayış ki sonunda güzel bir buluş olan...

Akıl ile inancın farklı kutuplarında gidip gelirken yaşama sebebinizi sorgulayacak ölümün varlığını ve yakınlığını hissedeceksiniz.
Beynim yana yana okurken hayranlık duymadım desem yalan olur.
Yeni ufuklar açan varlığımın sebebini yeniden bulduran bir kitap oldu benim için.

Zweig, Woolf gibi yazarların bu durumları yaşayıp bu evrelerden geçtiği fakat Tolstoy kadar şanslı olamadıkları düşüncesi de geçti aklımdan.

Bunu Tolstoy'un şu satırlarından çıkarmak mümkün: "Bunun için yollar da vardır:Boynun etrafına geçirilen bir ip, su, kalbe saplanan bir bıçak ya da raylardan geçmekte olan bir tren."

Arayış evrelerinde neler düşünmüyor ki neler geçmiyor ki beyninin karanlık dehlizlerinden?
Kaç kere vazgeçip kaç kere hayata tutundu kim bilir?
Bulmuş olan için aramak ne kadar kolaysa arayan için de bulmak bir o kadar zor.

"İtiraflarım" ise yaşam ile ölümün arasında bir yol.Tutunulan tek ve son kolon.

Tavsiyemdir, ölmeden önce okumanız gereken kitaplar listenizde kesinlikle yer almalı.
Neden varım ?
Neden şunu şunu yapmak zorundayım ?
Neden yaşamalıyım ?
Yaşamımın sonunda ne olacak ?
Neden , niçin .................

Dini öğretilerin '' şahsi fikrimde '' daha ağır bastığını gördüm ..
Okunması gereken bir kitap , özelliklere de müslümanlara okutulmalı ..
Hani neden eğilip kalktığını bilmeyen , ibadet ettiği Allah'ı ( Yaratıcı , Tanrı ) tanımayanlara ve en önemlisi ilk gelen ayetin '' OKU ! '' olmasına rağmen okumaktan bi haber insanlara okutulmalı .. Oku , seni yaratan Rabbinin sanatını oku , anla nasıl büyük bir Zat'a iman ettiğini anla ..

Ve bence kitaptaki en can alıcı alıntı şu ;
''Demiri onlar çıkardılar , ormanları kesmeyi bize onlar öğrettiler , inekleri ve atları onlar evcilleştirdiler , tahıl etmeyi ve birlikte yaşamayı bize onlar öğrettiler , yaşamımızı onlar düzenlediler ve bana konuşmayı ve yazmayı onlar öğrettiler ..
Ve onların bir ürünü olan , onlar tarafından yedirilen , içirilen öğretilen ben , onların düşünceleri ve sözcükleriyle düşünerek bütün bunların saçmalık olduğunu savundum .
( Yanlış olan bir şey var ! ) dedim kendime . ( Bir yerlerde büyük bir hata yaptım . ) Ancak nerede hata yaptığımı anlamam çok zamanımı aldı . ''

Dedelerimiz bize öğretti , Allahı , nasıl ibadet etmemiz gerektiğini ..
Peki biz onlar ne verdi ise onu kabul ettik ..
Düşünün ve sorgulayın lütfen ..
Bu sorgulamak kelimesini yanlış anlamayın ..
Allahı siz tekrar bulun , bir yaratıcının varlığını tekrar gösterin kendinize , insanlığa ...
Bütün yaptıklarımın ve yarın yapacaklarımın sonucunda ne olacak? Neden yaşıyorum? Okudum, yazdım, öğrettim, öğrendim... Bütün bunların ben öldükten ve yok olduktan sonra anlamı ne?

Tolstoy'un iç dünyasına kısacık da olsa tanık oluyoruz İtiraflarım sayesinde. Aslında küçük çocukların bile sorabileceği basit bir soru ve cevaplanması bir o kadar zor. Dünyevi hırslar ve zevkler içinde yaşama amacının nasıl solup gittiğini; ahlaki açıdan mükemmelliğe ulaşma ile başlayan serüvenin nasıl olup da herkesden daha güçlü, daha zengin, daha başarılı, daha önemli, daha ünlü olma hırslarına yenildiğini ve sonunda yolunu kaybedip nasıl karamsarlığa düştüğünü açıkça anlatıyor. Akıl danışabildiği herkese akıl danışıyor yine de tatmin edici bir cevap alamıyor. Sonsuzluk içinde sonlu bir varlık olma düşüncesi onu yiyip bitiriyor.

Sadece kendi düştüğü durumdan da bahsetmiyor Tolstoy, Rus halkının çeşitli eğitim seviyesindeki faklı yaşamlar süren insanlardan da kesitler sunuyor. Bu bağlamda hem sosyolojik hem piskolojik hem felsefik bir eser olarak karşımıza çıkıyor. Bu incecik kitaptan öğrenebileceğiniz, kendinizi sorgulayabileceğiniz çok şey olduğuna inanıyorum.

Beyaz ve siyah fare tutunduğunuz asmayı kemirirken balı yalamaya devam mı edeceksiniz yoksa bütünün bir parçası olup inancınıza mı sarılacaksınız? Karar sizin. Keyifli okumalar...
Esasında yaratıcıyı arama gayesinde olan yazarın kitabı,aynı zamanda otobiyografik bir eserdir.İnancı sorgulaması nedeniyle 1984'te yasaklanmış. Tolstoy'un varoluşunun sebebini sorguladığı bu itiraflarında inanç sistemlerine eleştirisini samimi ve etkileyici bir dille yapmış. Yazması cesaret gerektiren bu eseri Tolstoy severlerin okuması gerektiğini düşünüyorum.
Daha önce hiç Tolstoy okumamış olmamın üzüntüsünü ve sonunda okumuş olmamın sevincini yaşıyorum. Tolstoy ile tanışmama vesile olan inci hanıma teşekkür ediyorum. :)

Tolstoy derin bir hakikatin peşinde olan; önceleri bu hakikatın inkâr da, sonraları iman da olduğunu düşünen bir insan.

Gençlik yıllarında inkâr ile yaşamış ve -kendisinin tabiriyle- ne öğreteceğini bilmeden insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmış.

Sonra inkâr etmek artık ruhuna ağır gelmeye başlamış ve imanın huzur sağladığına kanaat etmiş. Ve elbette bunu öğrenmek için de dine ihtiyaç olduğuna..

Daha Sonra dinleri araştırmaya başlamış, kitabında en çok Hıristiyanlık geçiyor, kiliseler arası ayrılıkta oraya buraya savrulmuş bir nevi. Ama aradığını orada bulamamış.

Aslında benim gördüğüm kadarıyla, yazarın istediği inanç biçimiyle İslâm çok benziyor birbirine. 82 yaşındayken 1910 yılında İstanbul'a gelmek istemiş ama ömrü yetmemiş. Belki de İslâm'ı öğrenmek içindi, en doğrusunu Allah bilir.

Sana dua ediyorum sevgili Tolstoy, umarım Müslüman olarak vefat etmişsindir..
Tolstoyun iç dünyasına yolculuk... Kendi iç dünyamla karşılaştırabiliyorum ve sonucu şaşırtıcı ortak yanlarımız çıkıyor. Tolstoyun yıllar süren arayışlarını konu alan bu kitabı okurken siz de benim gibi benliğinize yolculuk yapacaksınız.Maddi başarısı ve sosyal konumuna rağmen hayatını herkes gibi anlamsız bulan Tolstoy kendini, dini ve hayatı anlamaya çalıştığı bu kitabı okumaya devam ediyorum ve yolculuğum uzun sürecek gibi :))
On yedi bölümden oluşan bir eser. Kitap karamsarlıklar, ruhsal bunalım, düşünce ve inanç çıkmazları ile dolu. Tolstoy'un inanç kapsamlı otobiyografik eseri diyebilirim. Aynı zamanda felsefi ve psikolojik bir kitap.

Kitap Tolstoy'u ve onun gibi hayata anlam veremeyen diğer insanları biraz daha iyi tanımam açısından faydalı oldu. Kitabın sekizinci bölümüne kadar bunaldığımı ve sıkıldığımı söylemeden edemeyeceğim. Sebebi Tolstoy'un içine düştüğü duruma yabancı oluşum olabilir. İntiharın eşiğine hiç gelmedim, intihar etmeyi hiç düşünmedim.

Hayatı, insanları, hayvanları, doğayı, bitkileri seven, idealleri olan, inançlı bir insanı, hangi düşünce veya sorular intihara sürükleyebilir?

İşte ben tam bu soruyu sorduğum anda Tolstoy zihnime tokadı yapıştırıyor. Sekizinci bölüm itibariyle içine düştüğü intihar sarmalından dini  inanç yardımıyla kurtuluşunu anlatmaya başlıyor ve kendine de bana da zulüm etmeyi bırakıyor. Ağır ağır giden, ilerlemeyen kitap Tolstoy'un imana gelmesiyle hızlanarak bir çırpıda bitiyor.
Hayatın anlamını sorgulayan ünlü değerli yazar, bu kitapta okuyucuya karşı dürüst bir şekilde büyük itiraflarda bulunuyor. Onun gibi bir yazarın bu kadar doğruculuk oynamasına bir yandan şaşırdım, bir yandan da büyük olmasını bu yazılarına borçlu diye de içimden geçirdim ya hani.

"Hayatın anlamı nedir?"sorusuna anlam vermeye çalışıp bir yandan da cevap aramasına yönelten bir eser.
Sonunda anlamını bulmasaydı ya da belli bir düşünceyle desteklemeseydi, kitabı yırtıp atacaktım ve kendimi odaya kilitleyip asacaktım. Mübalağa yapıyorum tabi ki ama bu kadar olmasa da beni büyük bir düşünce girdabına itti.

Eğer sizde bu sorularla mücadele edemiyorsanız okuyun, eğer kendi işimi kendim görürüm diyorsanız ne haliniz varsa görün !
Tolstoy'un Hristiyanlık, hayat, inanç ve ölüm üzerine fikirlerini aktardığı, hatırat tarzında yazılmış, özgün ve kaliteli bir eser. Tolstoy'un tüm eserleri gibi bu kitap da kütüphanemizde bulunmalı, bence.
Tek solukta okunabilecek bir kitap.kitabin neredeyse her kelimesini alintilayacaktim okurken.inanmanin ne oldugunu tekrar hatirlatiyor insana.siz de sorgulayan biri iseniz bu kitap tam da size gore.keyifli okumalar dilerim
Soluk alabiliyor, yiyebiliyor, içebiliyor, uyuyabiliyordum.
Bunları yapmamak zaten elimde değildi, ama yaşamıyordum..
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 23 - Antik Kitap 1.Basım
İyiyle kötünün ne olduğuna insanların söyledikleri ve yaptıklarına bakılarak karar verilemez.

Hakem benim yüreğimdir.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 17 - Antik Kitap 1.Basım
Her şey boş.İnsanın yeryüzünde sarf ettiği çabadan eline geçen ne? Bir nesil gidiyor,
diğeri geliyor; ancak dünya sonsuza dek kalıyor:Olup biten şeyler ne oluyor? Daha sonra ne olacak? İnsanın yaptığı şey nedir? Daha sonra yapacağı şey nedir?
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 38 - Kumsaati Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İtiraflarım
Baskı tarihi:
Ekim 2008
Sayfa sayısı:
103
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756555580
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metropol Yayınları
Tolstoy, İtiraflarımı'ı yayımlatmasının ardından, Rusya'daki bütün gözlerin kendine baktığını gördü; sanki herkesin içinde gizlenen itirafı ortaya çıkarmış, inançlı insanların söylemediği, söylemeye cesaret edemediği sözleri söylemişti; hatta köhne yapıların zihinleri üzerindeki ipotekleri nedeniyle o dönemde, o yörede İsevi geleneği yeniden müjdeleyen psikolojik bir belge niteliğinde de karşılanmıştı İtiraflar.

Tolstoy kendisini anlatırken, sadece ülkesi Rusya'yı ve onun dini şablonlarını anlatmamış bütün bir insanlığın kalbini haritasını da çizmiş.

Kitabı okuyanlar 1.798 okur

  • Cemil Ürgüp
  • Sevinç
  • Mustafa Kutlu
  • kadir şarkı
  • YÜKSEL ŞENDİL
  • Serdar Karataş
  • Makbule Aydın
  • Abdullah Gure
  • Abdullah Akyol
  • özgül aksolmaz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.4 (2)
9
%0.2 (1)
8
%0.2 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları