Kimseye belli etmeden koridorda ilerleyerek odama gittik. Ottimo Turcaret yatağın üzerindeydi.Filippo onu kucağına almak için tutup ayaklarından çekince miyavladı. İkisini yanına oturarak zarfı açtım. İçinde, üzerinde siyah lekeler olan ikiye katlanmış bir kağıt vardı.
“Kalın bir kalem kullandım, “dedi övünerek.
Şerlokolms büyütecimi çantamdan çıkardım ve onu bir gözümün önünde tutarak kağıt yüzü ve yaklaştırdım.
İKİ BASAMAKLI DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN ÖPÜCÜKLER
-FİLİPPO,CRISTINA VE MAURO-
“Hadi,çal onu.”
“Ama hatırlaya bileceğimden pek emin değilim.Notaları yanımda değil.”
“Sadece çalmaya başla.”
Filippo hafifçe oflayarak ellerini tuşların üzerine koydu ama hemen çalmaya başlamadı.Önce bana doğru döndü.Bende ona baktım.Ona tam ne olduğunu sormak üzereyken ellerimi tutup onları açarak piyanonun üzerine,notaların durduğu yere koydu.
“Ama neden?”
“Sadece ellerini orada tut.”
Estella yüksek sesle okudu.”Elveda’ dedi tilki.’Ve işte sırrım:Bu çok basit. İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. Gerçekte önemli olanı gözler göremez ‘ “
Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız. Yalnız.