Bir zamanlar yeşil bir hale vardı başımda. İçime serinlik veren bir adın vardı. Gülünce iyiden iyiye kaybolan çekik gözlerim. Seni görünce çiçekler açan elbiselerim, etekleri dalgalanan, sen çağırınca koşa koşa giden bacaklarım vardı. Masmavi gözlerinde kaybolduğum, patikalardan hızla inip sana yabanmersini ve böğürtlen toplayan diri ellerim vardı. Börtü böcekle şakıyan bir heves kuşuydum vakti zamanında.
Rahmet dediğimiz yağmur suları dağ başlarında değil, alçak vadilerde birikir. Kibirli insanların kalpleri de böyledir ve rahmet onların kalplerinden akar, alçak gönüllülerin kalplerinde toplanır.