Mümine Ferhan İbiloğlu

Mümine Ferhan İbiloğlu
@MFerhan
Sanma ey hâce ki senden zer-u sîm isterler, yevme lâ yenfeu’da kalb-i selîm isterler
Kitap aleminde seyyah, satır tezgâhında dokumacı, eğitim atölyesinde son ütücü
#meb #türkdiliveedebiyatıyükseklisans #yazar #editör
satırarası (dergi yazılarımdan alıntıların retweetidir…)
12 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Sabitlenmiş gönderi
Velhasıl bize, durulanmış kelimeler, amber kokulu cümleler lazım. Pörsümüş dünyayı iyileştirelim… 🌱
Edebiyat
Mümine Ferhan İbiloğlu tekrar paylaştı.
Veysel Karanî Hazretlerinin Hürmetine Tatlandırılan Meyve
Evliya Çelebi, yazdığı seyahatnamesinde muz ağacı ile Beyrut’ta karşılaşır. Onu betimlerken uyluk kalınlığında gövdesi ve kilim büyüklüğündeki yapraklarıyla "acayip" bir bitki olarak tarif eder. Yılda bir kez meyve veren bu ağacın, bir tekerlek gibi dizili yüzlerce meyvesinin et kadar besleyici ve hazmı kolay olduğunu vurgular. Muzun asıl hikmetini ise Veysel Karanî Hazretlerinin, Sevgili Peygamber Efendimize (s.a.v.) olan sevgisine bağlar. Uhud’da Sevgili Peygamber Efendimizin (s.a.v.) dişinin kırılması üzerine kendi dişlerini çeken Veysel Karanî Hazretleri’nin toprağa düşen kan damlalarından muzun filizlendiğini nakleder. Böylece muz, özellikle yaşlılar için çiğneme gerektirmeyen, manevi bir rızık olarak seyahatnamede yerini alır.
Mümine Ferhan İbiloğlu tekrar paylaştı.
Veysel Karanî Hazretlerinin Kahvenin Lezzetinde İzi
Kahve lezzetinin merkezinde, gönüllerin sultanı Veysel Karanî Hazretleri vardır. 7. yüzyılda Yemen’de develerini güderken, bir gün hayvanlarının, bir bitkinin çekirdeklerini yedikten sonra canlandığını fark eder. İşte o an, insanlık için önemli bir tohum atılmış, Veysel Karanî Hazretleri, kahveyi insanlığa kazandırmıştır. Anlatılanlara göre, dikkatini çeken bu acı çekirdekleri ateşe atar. O esnada etrafa yayılan güzel kokuyu çok beğenir. Bu çekirdeklerin insana verdiği huzur ve ferahlık nedeniyle ona “keyfe” adını verir. Toplayıp annesine getirir ve onunla beraber kavurup döver ve suyla karıştırıp içerler. Böylece kahve, Yemenlilere Veysel Karani Hazretleri’nin hediyesi olur. Belki de bu yüzdendir ki, bugün bile kahvesinden ilk yudumu alanlar, bir vefa borcu olarak “Veysel Karanî Hazretleri’nin ruhuna değsin” diyerek onu yad ederler.
Mümine Ferhan İbiloğlu tekrar paylaştı.
Veysel Karanî Hazretlerinin Duası
Veysel Karanî Hazretlerinin huzurunda, kâğıda yazdığım onun dualarını bir bir ediyorum: “Ya Rabbi! Sen, benim Rabb’imsin, ben, senin kulunum. Sen, her şeyi yaratıcısın, ben, yaratılanım. Sen, rızık verensin, ben rızıklananım. Sen, mülkün sahibisin, ben, emanetçiyim. Sen, kuvvet sahibisin, ben, acizim. Sen, zenginsin, ben, sana muhtacım. Sen, ezelisin, ben, ölüme mahkûmum. Sen, bâkisin, ben, fâniyim. Sen, affedicisin, ben, günahkârım. Sen, büyüksün, ben, hakirim. Sen, kuvvet sahibisin, ben, zayıfım. Sen, verensin, ben, isteyenim. Sen, emniyet verensin, ben, korkanım. Sen, cömertsin, ben, yoksulum. Sen, kabul edensin, ben, dua edenim. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Rahmetinle beni affet. Günahlarımı bağışla.” “Âmin!”
Mümine Ferhan İbiloğlu tekrar paylaştı.
Her kahvede ki muhabbetin sebebi , üveysî hzleri…
(Ey Nâimî! Ben, bu yüzü kara kahveyi, insana sadece gam ve keder veren bir şey sanırdım; meğer o, aslı Yemenli olan bir Üveysî müridiymiş.) Kahve-i rû-siyehi bun sanur idüm Nâmî  Meger ol rind-i Üveysî imiş aslı Yemenî Şair Nâimi