M. Pınar

Reklam
“Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile çekmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir... Anlıyorum ki, değilmiş... yollar görünmez kayalarla doluymuş... Onlara çarpmamak lâzımmış... Daha fenası gizli akıntılar varmış ki, insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını farkedemezmiş... Ta kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...”
“insanoğlunun yarattığı bütün bu çılgınlıklar, kötülükler, savaşlar, insanın insana hakareti, insanın insana zulmü, insanın insanı sömürmesi hep ölüm korkusu yüzündendir. İnsanın yaratılışında sevgi var. İnsan tepeden tırnağa sevgi dolu bir yaratıktır. Ölüm korkusu bu kadar zalim olmasa, insanın yaptığı en büyiik kötiilük olan savaş, sevmek için yaratılmış, sevgi dolu insanın, dünyayı ve insanı yürekler dolusu sevmesi dururken insanı ve dünyayı öldürmesi olacak şey mi”
“Bu dünyada insan için hiçbir şey boş değil. Bu dünyada insanoğlu boşluğu yarattığı gibi, kendi yarattığı boşluğu da dolduruyordu. Ona göre boşluğu doldurmak en mutlu yaratımdır. Dünya var olduğundan bu yana ilk ve son defa geliyor bu dünyaya. Bu dünyaya gelenler bir daha gelmeyeceklerini biliyorlar. Bunca yıl, milyonlarca yıl, milyarlarca yıl gelmediklerini de biliyorlar, yüreklerini mutlulukla dolduruyorlar. Bundan önce hiç gelmemiştik, bundan sonra da hiç gelmeyeceğiz, bir kez geldik ya, ya gelmeseydik, şu ışığı, şu denizi, şu aydınlığı ya görmeseydik.”