Kısacık bir öykü ama alt metni çok sağlam. Sadece bir martının öyküsü olarak değil karakterlerden herhangi birinin yerine kendinizi koyarak okuyun. Zaten illaki içlerinden biri sizsiniz.
Okurken, çocukluğumda bağda topladığımız menekşe kokusunu, yeni öğütülmüş kahve kokusunu, balıklardaki deniz kokusunu net bir şekilde duyup özleyebileceğim başka bir kitap yok bence. Söyleyeceklerim bu kadar. :))
Son zamanlarda bu kadar iyi bi roman okumamıştım. Konunun beni bir anda içine alması, Çerkezler’e dair ufak anektodlar (babamla olan bağlantısından dolayı bir gece bahsedilen Çerkez köyünde misafir olmuştum. Belki de bu sebeple etkilendim), Lozan’da alınan mübadele kararı ile Yunanistan’a gönderilen Rumlar’ın başına gelenler, hepsinin yanı sıra bir anda kendinizi içinde bulduğunuz karakterlerin iç dünyası... Yaşar Kemal ne büyük bi anlatıcı. Serinin diğer kitaplarını okumak için can atıyorum. Ama eminin seri bitince çok üzüleceğim. İnce Memed’de de aynı şeyi hissetmiştim. Hala özlerim İnce Memed’i. Bu seri bitince umarım bir adaya yerleşme kararı alırım. :))
Spoiler içerebilir!
Uzun soluklu bir romanı bitirmiş olmanın hüznü bastı. Ne zaman bu denli saran bi romanı bitirsem ailemden ayrılmış hissi yaşıyorum. Düşünüyorum şimdi İnce Memed ne yapıyor, Hürü
Alıntı yapılabilecek öylesine güzel anektodlar vardı ki kitapta iBooks’ta okurken bir sürü not kaydettim telefonuma. Şimdi kitabı bitirmiş ve etkilenmiş olmanın verdiği keyifle notlarıma dönüp bir kaç gün sürecek araştırmalar yapıp yeni okumalara yönleneceğim.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,7bin okunma