Kısacık bir öykü ama alt metni çok sağlam. Sadece bir martının öyküsü olarak değil karakterlerden herhangi birinin yerine kendinizi koyarak okuyun. Zaten illaki içlerinden biri sizsiniz.
Okurken, çocukluğumda bağda topladığımız menekşe kokusunu, yeni öğütülmüş kahve kokusunu, balıklardaki deniz kokusunu net bir şekilde duyup özleyebileceğim başka bir kitap yok bence. Söyleyeceklerim bu kadar. :))
Son zamanlarda bu kadar iyi bi roman okumamıştım. Konunun beni bir anda içine alması, Çerkezler’e dair ufak anektodlar (babamla olan bağlantısından dolayı bir gece bahsedilen Çerkez köyünde misafir olmuştum. Belki de bu sebeple etkilendim), Lozan’da alınan mübadele kararı ile Yunanistan’a gönderilen Rumlar’ın başına gelenler, hepsinin yanı sıra bir anda kendinizi içinde bulduğunuz karakterlerin iç dünyası... Yaşar Kemal ne büyük bi anlatıcı. Serinin diğer kitaplarını okumak için can atıyorum. Ama eminin seri bitince çok üzüleceğim. İnce Memed’de de aynı şeyi hissetmiştim. Hala özlerim İnce Memed’i. Bu seri bitince umarım bir adaya yerleşme kararı alırım. :))
Spoiler içerebilir!
Uzun soluklu bir romanı bitirmiş olmanın hüznü bastı. Ne zaman bu denli saran bi romanı bitirsem ailemden ayrılmış hissi yaşıyorum. Düşünüyorum şimdi İnce Memed ne yapıyor, Hürü Ana nasıl, Seyran’la Memed kavuştu mu? Ferhat Hoca ve yedi Mehmetler hala dağlarda mı?
Okurken sık sık iyi kimdir, kötü kimdir, doğru-yanlış nedir sorularıyla git geller yaşadım. Dağa eşkıyalığa çıkan insan kötü müdür? Neden çıktığını bilirsek, adalet arayışında olduğunu bilirsek bu kişiler iyi olur mu? Hükümete kurşun sıkması eşkıyaları kötü yapar mı? Jandarmayla çatışmaları yanlış mıdır? Peki ya hükümetin jandarması emir alarak halka eziyet ediyorsa... öyleyse jandarma mı haksızdır? Emirleri kim verir? Eşkıyalar jandarmayla çatışırken aslında kime karşı savaşır? Güçlü olan haklı olur mu? Hükümet adamları ne için mücadele eder? Bu sorular uzar gider.
Cumhuriyetin yeni kurulduğu yıllar. Ankara halka devletçilik ve halkçılık ilkelerini aşılamak isterken köylerde olup bitenlerden kimsenin haber yok. Köylüler, ağalar ve dahi yüzbaşı Mustafa Kemal Paşa’dan çekiniyor. Ancak köylerde Ağalar halka eziyet ediyor. Yüzbaşları, binbaşları ise ağaların da ağası. Köylü milletin efendisi sözü kabul edilmiyor. Bütün dönem boyunca köylü zulmü yaşıyor. Bu zulmü yok etmek isteyen “kahraman” eşkıyalar ağaları öldürerek dağa çıkıyor. Güç, zayıfa eziyet ediyor ve bunu kabul etmeyip karşı çıkan, direnen iyi insanlar da var. Uzaktan bakınca devlete kurşun sıkan insanlar ama özlerine bakınca hepsinin haklı gerekçeleri var. Ancak ne ağalar bitiyor ne eşkıya olmaya dağa çıkanlar.
Şimdi insan düşünüyor. Kim neden devlete karşı gelir? Karşı geldiği devlet midir yoksa devletin gücünü kullanan kötü insanlar mı? Devlet kimi korur? Günümüzde de hala aynı sorunsalları yaşıyoruz. Korkarım ki devletin
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,6bin okunma
Alıntı yapılabilecek öylesine güzel anektodlar vardı ki kitapta iBooks’ta okurken bir sürü not kaydettim telefonuma. Şimdi kitabı bitirmiş ve etkilenmiş olmanın verdiği keyifle notlarıma dönüp bir kaç gün sürecek araştırmalar yapıp yeni okumalara yönleneceğim.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma