M. Pınar

Sarhoş olun
“Hep sarhoş olmalı. Her şey bunda: tek sorun bu. Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız. Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun. Ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üstünde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun, yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun, her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her şeye sorun, “Saat kaç?” deyin; yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir yanıtı size: “Sarhoş olma saatidir! Zamanın inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına! Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz.”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“En korkunç acılar sessiz acılardır.”
“Birini sevebilmesi için insanın kör olması, kendini bütünüyle teslim etmesi, hiçbir şey görmemesi, hiç akıl yürütmemesi, hiçbir şey anlamaması gerekir. Güzellikler kadar zayıflıklara da hayran olması, her türlü değerlendirmeden, düşünmeden, uzak görüşlülükten vazgeçmesi gerekir.”
İlişkiler
“Evlilikle aşkın en küçük bir ilişkisi yoktur. İnsan aile kurmak için evlenir, aile ise toplum oluşturmak için kurulur. Toplum evlilikten vazgeçemez. Toplumu bir zincir sayarsak, her aile bir halkadır. Bu halkaları birbirine tutturmak için, hep benzer madenler aranır. İnsan evlenince beğenilerini birbirine uydurması, servetlerini birleştirmesi, benzer ırkları bir araya getirmesi, zenginlik ve çocuk demek olan ortak çıkar uğruna çalışması gerekir. Bak küçük kızım, insan yaşarken bir kez evlenir, çünkü dünya böyle ister, ama doğa bizi öyle yarattığından, yirmi kez sevdaya tutulabilir. Evlilik bir yasadır, anlıyor musun, aşksa bizi kimi zaman sağa, kimi zaman sola iten bir içgüdüdür. İnsanlar, içgüdülerimizle çelişen yasalar yaptılar, gerekliydi bu; ancak içgüdüler her zaman daha güçlüdür, yasaları insanlar yaptığına, içgüdüler Tanrı’dan geldiğine göre, onlara çok direnmemek gerekir. Çocukların ilacına konan şeker gibi, insan yaşamı aşkla, olabildiğince çok sevdayla tatlandırmazsa, küçük kızım, kimse ona bu haliyle katlanmak istemezdi.”
İlişkiler
“Sizler kocalarınızın ömür boyu yalnız sizi seveceğine inanıyorsunuz galiba. Hay Allah, böyle bir şey gerçekten olabilirmiş gibi. Bak ne diyorum sana, evlilik toplumun sürebilmesi için gereklidir elbet, ama soyumuzun doğasında böyle bir şey yoktur, anlıyor musun? İnsan ömrünün biricik güzel şeyi sevdadır. Ve onu yanlış anladığınız, çirkinleştirdiğiniz için, dinsel bir eylem gibi yüceltiyor ya da satın aldığınız entariye döndürüyorsunuz.”
İlişkiler