'Tavşanları herkesin anlaması gerekmez. Ben de bazen sivrisinekleri anlamıyorum, ama bu beni daha az mavi yapmıyor.'
...
'Siz de bu durumun pul biber fırtınası yaratmasından korkuyorsunuz.'
Gırrgor başını onun dizine yaslayıp kucağına yatınca, Topaç'ın kalbi sıcacık oluverdi. Minik bir kedi yavrusu avucunun içinde mırlarken, bir köpek patisini sana uzattığında, bir kuş omzuna konduğunda ya da bir su samuru dizine manzara tablosu çizdiğinde böyle hissedersin. Hayvanlarla kurduğun bağ öyle özel ve mutluluk doludur ki, dünyada hiçbir kötülüğün kalmadığını sanırsın. Topaç, hayvanlara zarar veren çocukları kesinlikle anlamıyor. Eminim sen de anlamıyorsundur. Çünkü ben de anlamıyorum. Kocaman, dev bir yaratık gelip canını yaksa ya da seni ailenin yanından koparıp uzaklara atsa bu hoşuna gitmez, değil mi? İşte eziyet gören, annelerinin yanından alınan hayvanların hissettiği de aynı böyle.