Mustafa

Toplumumuz bireylerinde oldukça yaygın bir biçimde görülen bir olgu da, kendi zamanının yönetim sorumluluğunu üstlenmeyi öğrenememiş olmaktır. Ne var ki, eyleme geçmeyi ertelerken organizmanın harcadığı enerji, bu eylemi gerçekleştirerek harcayacağı enerjiden çok daha fazla olduğu gibi, kişinin kendine saygısı azalmasına da neden olur. Çünkü en sonunda eyleme geçmek zorunda kaldığımızda bu artık kendi seçimimiz olmaz. Kendi seçimimizin dışında sürüklenmiş olmanın bedeli ise mutsuzlukla ödenir. Hepimizin içinde var olan tembele de fırsat tanımalıyız, ama zamanını iyi seçerek. Bazı durumlarda ise eyleme geçmekten tümden vazgeçer yapamam ki beceremem ki gibi gerekçeleri kullanırız. Oysa Bir şeyi denemeden beceremeyeceğimizi nasıl bilebiliriz. Yenilgi ile yüzleşme korkusuna tutsak olmak ise daha büyük bir yenilgidir.
Sayfa 107·Kitabı okudu
Reklam
Aslında insanın bireyselleşmekten ve kendi sorumluluğunu üstlenmekten kaçınmasını toplumsal etmenler de pekiştirmektedir. Toplum mağdur kahramanları ödüllendirdiğinden kahır ve üzüntü de sempati ile karşılanır, kendisini fazla ortaya koymayan kişiler onayladığından kendini ortadan silme tepkileri bazı dolaylı avantajlar sağlar; edinilen bazı bilgilerin ustaca sergilenmesi insanlara gerçekten bir şeyler katıp katmadığına bakılmaksızın beğeni toplar. Bir diğer deyişle, insanların kendilerini yaşama sorumluluğunu üstlenmemek için geliştirdikleri mekanizmalar iyi pazarlandığında bireyin toplum gözündeki değerini bile artırabilir ki bu da toplumun kendi sağlıksızlığının bir göstergesidir.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Entelektüel üstünlüğünü kanıtlamak için çevresindekileri sürekli eleştiren ve yanlışlarını arayan bir diğeri onların düşünce ve isteklerine saygı gösteremez. Ancak diğer insanlara değer vermediği için tüm bu çabalarına karşın kendisini yine değersiz bulur ve toplumun dışında kalmış hisseder. Saygınlık uğruna bu denli çaba harcadığı halde çevresindekilerin saygısını kazanamamış olmasının nedenini bir türlü anlayamaz. Değersizlik duyguları yaşayan bir insan ilişkilerinde tutarsızdır. Bazen üstünlüğünü kanıtlamak amacıyla insanlarla yoğun bir ilişkiye geçer, kendisini eksik ve yetersiz bulduğu zamanlarda da onlarla karşılaşmamaya çalışır. Böyle bir insan ancak kendi üstünlüğünü yaşayabileceği ortamlara girmeyi yüreklerini gösterir, ikinci planda kalacağını hissettiği ya da üstünlük maskesini düşerek değersizlik duygularla yüzleşme tehlikesini bulunabileceği durumlardan uzak durur.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Çocukluk dönemindeki oyunlar, yetişkin insanın günlük etkinliklerinden zevk alabilmesine, bunları benliğine mal ederek ve gönlünü vererek yapabilmesine zemin hazırlar; yaşam sevincinin geliştirilmesine katkıda bulunur. Bundan yoksun kalan kişi, yaşam etkinliklerini kendisine verilmiş bir görev gibi yerine getirir, davranışları yaratıcılıktan yoksundur. Grup içi ilişkilerinde de yarışma ve dostluğu birlikte sürdüremez.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Kendi Akvaryumundan Çıkabilen Deliler
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2023 13:37
Bu kitap; insanı normalliğin ne olduğu, toplumsal normların ve dayatmaların dışına çıkmanın anomali görülebileceğine dair epey derinlikli ve farklı bir bakış açısı sağlamaya yönelik düşünme jimnastiği yapmaya yönlendiriyor. Kitapta ana karakterler "acılaşma" yaşayan çeşitli insan tiplerini temsil ediyor. Acılaşma aslında fiziksel ve ruhsal rahatsızlığı bulunmadığı halde hayatın rutin ve sıkıcı tekdüzeliğinde bunalan mutsuzlaşan, duygusuzlaşan insanın yaşadığı çağın depresyonu. Kitap okunma popülerliğini ve hakkında yapılan bütün olumlu eleştirileri hak ediyor. Kesinlikle okumaya değer.
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,4bin okunma
Reklam