Mustafa

İnsanlar gruplaşıyor, çevrelerine duvarlar örüyor ve kendilerine tuhaf gelen hiçbir şeyin sıradan yaşamlarını sarsmasına izin vermiyorlar, birtakım şeyleri sırf alıştıkları için yapıyorlar, yararsız konuları inceliyorlar, aralarında eğleniyorlar çünkü eğlenmek gerekir, dünyanın geri kalanında olup bitenlerden onlara ne?En fazla televizyonda haberleri izliyorlar -Bizim de sık sık yaptığımız gibi- ve böylece sorunlarla haksızlıklarla dolu dünyadan ne kadar uzak olduklarını hissederek bir kez daha doğruluyorlar. Herkes akvaryumun cam duvarlarının dışında olup bitenleri fark etmekten dikkatle kaçınıyor.
Sayfa 203·Kitabı okudu
Reklam
Oysa bazı şeyler vardır ki, sırf insanların çoğunluğu öyle olmaları gerektiğine inandığı için yerleşir, normlaşırlar. İki örnek vereceğim size. Yazı makinesinin tuşlarının neden bildiğimiz sırada düzenlediğini hiç merak ettiniz mi?" “İlk sıradaki harflerin düzenine göre adlandırıyoruz klavyeleri: Q klavye (QWERTY). Klavyenin neden alfabetik sıraya göre değil de, her dilde farklı farklı dizildiğinin gerekçesini merak edip araştırdım. İlk yazı makinesi 1873 yılında Christopher Scholes tarafından, elyazısının güçlük ve yavaşlığını telafi etmek üzere icat edilmiş. Ama ortaya bir sorun çıkmış hemen; makinede çok hızlı yazıldığında çubuklar birbirine karışıyor, makine de çalışmıyormuş. Bunu üzerine Scholes, Q klavyeyi icat etmiş. Yazı makinelerinin daha yavaş yazmalarını sağlayan bir klavye!"
Sayfa 173·Kitabı okudu
Acılaşma'nın (ya da Dr. İgor'un tercih ettiği adıyla Vitriol'ün) ana hedefi iradedir. Bu hastalığa tutulanlar her türlü isteği yitirmeye başlarlar, birkaç yıl içinde kendi dünyalarının dışına çıkamaz olurlar, çünkü tüm enerjilerini çevrelerine duvar örmeye harcamışlardır. Dış saldırılardan kaçınmak amacıyla, kendi içsel gelişmelerini de sınırlamışlardır. İşe gitmeyi, televizyon seyretmeyi, çocuk yapmayı, trafikten şikâyet etmeyi sürdürürler, ama bunlar hep otomatiğe bağlanmıştır ve herhangi bir duyguyla ilişkileri yoktur- her şey kontrol altında olduğu sürece. Zehrin bünyeye yayılmasının yarattığı en büyük sorun, tutkuların -nefret, aşk, umutsuzluk, merak vb.- su yüzüne çıkmasını önlemesidir. Acılaşan insan zamanla hiçbir istek duymaz. Ne yaşayacak ne de ölecek iradeye sahiptir artık, sorunun özü de budur.
Sayfa 99·Kitabı okudu

Mustafa

, bir kitap okudu
8/10
·175 syf.·
7 günde okudu
·
2023 10. kitabı
Çağlayan Babacan
8.6/10 · 25 okunma