Ateşten uzaklaşmaya devam edersek ışık bir süre sonra bize ulaşamaz. Işınlar bir noktada geceye karışır. Ve her yer karanlık olunca hiçbir şey göremeyiz. Artık ne gölgeler, ne çizgiler vardır.
Gerçekliğin böyle bir ateş olduğunu düşün. Yanan şey Tanrı, dışarıdaki karanlık da insan ve hayvanların oluştuğu maddedir. Tanrı'nın en yakınında tüm yaradılanların ana biçimleri olan mutlak fikirler yer alır. Her şeyin ötesinde insan ruhu "ateşten bir kıvılcım"dır. Ama doğadaki her şeyde de tanrısal ışıktan bir yansıma vardır. Yaşayan her şeyde, evet bir gülde ya da bir çançiçeğinde de Tanrı parıltısı mevcuttur. Yaşayan Tanrı'nın en uzağında da toprak, su ve taş yer alır.
Varolan her şeyde tanrısal bir gizem olduğunu söylemek istiyorum.