S.M. ARSLAN

S.M. ARSLAN
@MS2903
Van
39 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
"Alışkanlık denen şeyin zevklerimizi, düşüncelerimizi bu kadar etkilemesi ne tuhaf"
Sayfa 20 - Can yayınları·Kitabı okuyacak
Alıntı
Kent Eleştirisi
"İnsanlar karınca yuvaları halinde yığılmak için yaratılmamışlardır. Ne kadar çok bir arada bulunurlarsa o kadar çok yozlaşırlar. Bedenin sakatlanması ve ruhun kötülükleri bu çok fazla biriktirmenin şaşmaz sonucudur. İnsan, bütün hayvanlar içinde en az sürü halinde yaşayabilendir. Koyunlar gibi, yığılmış insanlar çok kısa süre içinde ölüp giderler..... Kentler insan türünün girdabıdır."
Sayfa 56 - Alfa Yayınları
Felsefe-Düşünce
"Bütün bilgeliğimiz kölece önyargılarla ilişkilidir; bütün alışkanlıklarımız bağımlılık, sıkıntı ve zorlamadan ibarettir. Uygar insan doğar, yaşar ve ona, öldüğünde de bir kundak dikilir; doğduğunda bir kundakla tabutun içine çivilenir. İnsan, şeklini korudukça kurumlarımızca zincirlenmiştir."
Sayfa 25 - Alfa Yayınları
Felsefe-Düşünce
"Yüksek dallarda türkü tutturan bir kuş, kapatıldı mı kafesteki daracık odasına, bal karıştır suyuna istersen, bol bol yem ver, üstüne tit­re, olanca şefkatini göster, oyunlar oyna onla, zıpladı mı o daracık yuvasından, koruların o hoş gölgesini bir gördü mü, ayağıyla dağıtır hemen yemini, çıkar üstüne tepinir, İç çekip sadece ormanları ister O tatlı sesiyle sadece ormanları fısıldar "
Sayfa 161 - Kabalcı
Felsefe-Düşünce
" Sadece şöhret olmayı kafasına takıp şöhretin en yüce amaç olduğunu düşünen kişi, sınırsızca uzanan gökyüzüne çevirmeli bakışını, sonra da yeryüzünün şu daracık evine. Kazandığı büyük şöhretten utanç duyacaktır, şu küçücük alanı bile dolduramayan. Ey gururlu insanlar, neden gevşetiyorsunuz boynunuzdan ölüm boyunduruğunu boşuna? Ulaşmış olsa da şöhreti uzaktaki halklara adı dilden dile dolaşmış olsa da, saygın ailesi seçkin rütbelerle ışıklar saçsa da, onun bu yüce şöhreti küçümseyecek nasıl olsa, zenginin lakırdını bir araya getirir, soylusunu soysuzunun eşitler. Hani nerede velâkat Fabricius’un kemikleri? Brutus’a ne oldu, ya çatık kaşlı Cato’ya? Ardında kalan şu silik şöhretleri, içi boş adlarını birkaç harfe emanet etmiş şimdi. Ama birkaç unu ile adı tanıyoruz diye, diyebilir miyiz ki biliyoruz bütün ölüleri? "
Sayfa 143 - Kabalcı
Felsefe-Düşünce