Yağmurda Bir Adam
Sokağın lambası solgun ve bitkin,
Asfalta dökülür gecenin rengi.
Yürür adım adım, sessiz ve sakin,
Yağmurda bir adam, kayıp ahengi.
Yakasını kaldırmış rüzgara karşı,
Şemsiyesi evde, aklı firarda.
Adımları ölçer koca bir çarşıyı,
Islağı kuşanmış kör bir duvarda.
Damlalar alnından süzülür gider,
Eski bir şarkıyı fısıldar gibi.
Her düşen tanede bin türlü keder,
Yıkar yeryüzünü bir nehir gibi.
Kimse bilmez nereye çıkar bu yollar,
Cebinde elleri, yüreğinde taş.
Ona yoldaş olur soğuk kaldırımlar,
Gözünden akanla yağmur sarmaş dolaş.
Vitrin camlarında erir gölgesi,
Şehrin gürültüsü uzağa kaçar.
Sadece yağmurun o masum sesi,
Yorgun ruhuna bir pencere açar.
Geceyi bölerken son hatıralar,
Durur bir saniyelik, bakar göklere.
Ne bir şikayeti, ne sitemi var;
Bırakmış kendini bu ıslak yere.