Vücut dediğiniz şey size bir tür hapishane gibi gelmeye başlar. Hapishanede değil, nasıl desem, vücudun tamamı ruhu çok sıkı saran bir dik yakalı kazağa dönüşür. Yırtmak için dayanılmaz bir istek duymaya başlarsınız.
Afşin Kum ismini “Sıcak Kafa” dizisi çıkıncaya kadar duymamıştım. Hemen izledim çünkü distopik bir diziydi. Diziyi izlesem de kitabını okumak isteği kalbimin bir köşesinde kalmıştı. Allahtan kardeşimle kesiştiğimiz zevklerimiz çok. Kitabı ondan alıp okudum.
Olası bir yakın gelecekte geçiyor olaylar. Tüm dünyaya salgın halinde yayılan abuklama hastalığından kaçmak çok zordur. Sadece hasta kişiyi dinleyerek bulaştığı için en uzak coğrafyaya bile gerek video izleyerek, gerek telefonla konuşmayla yayılmıştır.
İstanbul'da hastalar ve bulaşma şüphesi olanlar SMK görevlilerince toplanıp bir karantina bölgesine kapatılmışlardır. Halk arasında kimse kimse ile konuşmaz, sıkı kurallar içinde hayatlarını sürdürmek zorundadırlar.
Bir zamanlar SMK’da çalışan Murat şimdi onlar tarafından aranmaktadır. Bu kaos ortamında kendisine nasıl bir çıkış bulacaktır?
Şu an böyle bir salgınla karşılaşsak devlet nasıl davranırdı? Gerçi koronada bunu biraz yaşadık maalesef.
Sıcak KafaAfşin Kum · April Yayıncılık · 20161,884 okunma
Neşe bulaşıcıdır falan diyorlar. Yalan. Neşe kolonya gibi bir şey. Dökünüyorsun, o an ferahlıyorsun. Sonra uçup gidiyor burnundan, elinden, üzerinden. Kasvet öyle değil ama, zamk gibi, bulaşıyor ve dokunan herkese yapışıyor.