Kafamın içinde uçuşan, gevşek düşünceler vardı. Günün sona yaklaşması neşemi kaçırıyor, beni hüzünlendiriyordu. Sonbahar her şeyi suskunluğa, uykuya ve uyuşukluğa sürüklemeye başlamıştı bile. Sinekler ve böcekler ilk uyarılarını almıştı. Ağaç tepelerinden ve kırlardan yaşam mücadelesinin hışırtıları, yok oluşa direnmenin huzursuz mırıltıları geliyordu.(…)
Büyüyen her şey, ilk soğuğun nazik nefesinden etkileniyordu. Çalılıklar huzursuzca güneşe uzanıyor, dökülen yapraklar yolunu şaşıran ipekböcekleri gibi çıtırtıyla toprağa karışıyordu.
Sonbahar hükümranlığıydı bu; Çürüme Karnavalı’nın doruk noktası, güllerin allığı yangılanmış; yumuşak Şam kumaşından yaprakları tedirgin edici, hummalı bir renge bürünmüştü. (…)
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!