matmazel noir

"İstanbul'un orta yeri sinama; Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama; El konuşur, sevişirmiş; bana ne? Sevdalım, Boyuna vebalim"
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İngilizde bol gelirli bir bay şarkı söylüyor Elbet söyleyecek yok bir de söylemesin mi Gözleri yüzünün tenha bir köşesine çekilmiş Üstelik şarkının hakkını iyi veriyor Ben soluğu Meryem'in sokağında alıyorum Meryem'in diyorsam, Kolay Meryem'in, usulcacık Meryem'in Karanlık bastırmış üstümüzü külliyetli miktarda Alçak sesle konuşuyoruz korkudan değil Çünkü ne zaman ağzından öpecek olsam Hele bu ağız onun kendi ağzıysa Kocaman bir gül yer alıyor arkamızda Zulma karşı Ayakta duran kadınlar olur ya Meryem bunlardan Üç türlü ayakta duruşu var Birini yalnız bana kullanıyor -Güzel mi bari -Hem de nasıl
Beni bu güzel havalar mahfetti, Böyle havalarda istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, Böyle havada aşık oldum; Eve ekmek ve tuz götürmeyi Böyle havalarda unuttum; Şiir yazma hastalığı Hep böyle havalarda nüksetti; Beni bu güzel havalar mahfetti.
Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün, Epice yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum.
Sanma ki derdim güneşten ötürü; Ne çıkar bahar geldiyse? Bademler çiçek açtıysa? Ucunda ölüm yok ya. Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten Güneşle gelecek ölümden? Belki her nisan bir yaş daha genç Her bahar biraz daha aşığım; Korkar mıyım? Ah, dostum, derdim başka...