Bu kitaba Arturo Bandini'nin (age 14) hayatı değerlendirmesi,iç huzuru/huzursuzluğu,çocuksu aşkı,vicdan muhasebesi ve düşünceleri gözüyle bakarsak daha isabetli sonuçlar çıkabilir sanırım.
Sanki bizden bir edebiyatçıdan,bizden bir ailenin dramını okur gibi okuyorsunuz.
John FANTE ile tanışma kitabı dörtleme diye başladık bir kitap daha varmış ya be :O seri 5 kitaba çıktı,tabi bende araştırmayı bıraktım yoksa hayatımız bu seriyi takip etmekle geçecek sanırım,5 yeter,5 iyi,tamam fazla kurcalamayalım başka okunacak kitaplar da var,5 iyi 5 tamam bu kadar(gözüm seğiriyor benim yaa),neyse sorun yok lokmalık kitaplar zaten.
Aha şu sıra ile gidiyor :
1- Bahara Kadar Bekle Bandini
2-Los Angeles Yolu
3-Toza Sor
4-Bunker Tepesi Düşleri
5-Hayat Dolu
Kitabı okuduğumda bir şeyler eksik ve fazla hissiyatı kendisini gösterdi.Eksik olan bu adam yani yazar FANTE,Bukowski'nin öve öve bitiremediği,hatta Tanrım göndermesi yaptığı bir yazar,Bukowski'den de bir şeyler bulurum babında başladığım bir kitap,ancak Bukowski ile uzaktan yakından hiç bir ilgisi yok,en azından Bukowski'nin Fante'den biraz olsun etkilendiğini ve satırlarına taşıdığını düşünüyor insan,erken hükümde bulunuyorum belki deyip kalan 4 kitabı okumaya devam edeceğim,özellikle TOZA SOR'u merak ediyorum (3.Kitap).
Fazlası da şu;Yazar sanki bizden biri,ne bileyim işte sanki Türk edebiyatçısı gibi tanıdık geldi bana.Betimlemeler,karakterler,olay örgüsü sanki bizim insanlarımız gibi düşündürdü,hatta bir ara yazarın kadın olduğunu bile düşündüm.Yumuşak,naif bir dille anlatımı var.Kolay okunuyor ancak ne yalan söyleyeyim,bence bu kadar övgü de biraz fazla bu kitap için dedim.Yine dedim ya peşin hüküm olmasın bu yazdıklarım tamamen 1.kitap için,bakalım 2.kitap neler verecek.
Şimdi buraya kadar Fante'yi beğenmedim anlamı