Bu kitabı sanki bir geçmişe yolculuk, kendi tarihini bilmek için bir araç gibi düşünebilirsiniz. Kitap yakın tarihimizi anlatırken çok sıkmadan tarihe boğmadan yapıyor(bazı fikret sağlam bölümleri hariç) iki kuşak aşkı arasına serpiştirilen kaynakçalı bilgilerle kendi tarihime ne kadar cahil olduğumu farkettim. Dili çok akıcıydı mesajları tespitleri çok yerindeydi. Tartışılacak üstüne konuşulacak çok güzel bölümler vardı. Fikret ve Sabia arasındaki o naif ve vefalı aşk insanın iliklerine kadar işliyor. Köy enstitülerinin gerçeğini, bu ülkeye yapılan kötülükleri, kendimizi geliştirmemize asla fırsat verilmeyişini, zeytinyağımızı kötüleyip zorla margarin yedirdiklerimi, kendi ineğimizin sütü varken süt tozu içirmeye zorladıklarını, Natoya bizi kabul ettikleri tarih ile Kore savaşına asker yollamamızı istemeleri arasında bir yıl kadar kısa bir süre oluşu, sağ-sol, dinci-atatürkçü gibi saçma gruplamalarla insanlarımızı birbirine öldürttüklerini, hapise atmak için bahane bile aramadıklarını, hapishanelerde maruz kalınan işkenceleri.... daha sayamacağım bir sürü şey öğreneceksiniz.Bu kitabı okuyun, öğretmenseniz bu kitabı kesinlikle okuyun.