Ebru G.

Ebru G.
@Maatruska
Gökler bütün insanların ülkesidir, yıldızlar hepimizin umudu.
Bu kitabı okuduktan sonra asla aynı kişi olmayacaksınız.
9/10
·500 syf.··
2026 24. kitabı
Bu kitabı sanki bir geçmişe yolculuk, kendi tarihini bilmek için bir araç gibi düşünebilirsiniz. Kitap yakın tarihimizi anlatırken çok sıkmadan tarihe boğmadan yapıyor(bazı fikret sağlam bölümleri hariç) iki kuşak aşkı arasına serpiştirilen kaynakçalı bilgilerle kendi tarihime ne kadar cahil olduğumu farkettim. Dili çok akıcıydı mesajları tespitleri çok yerindeydi. Tartışılacak üstüne konuşulacak çok güzel bölümler vardı. Fikret ve Sabia arasındaki o naif ve vefalı aşk insanın iliklerine kadar işliyor. Köy enstitülerinin gerçeğini, bu ülkeye yapılan kötülükleri, kendimizi geliştirmemize asla fırsat verilmeyişini, zeytinyağımızı kötüleyip zorla margarin yedirdiklerimi, kendi ineğimizin sütü varken süt tozu içirmeye zorladıklarını, Natoya bizi kabul ettikleri tarih ile Kore savaşına asker yollamamızı istemeleri arasında bir yıl kadar kısa bir süre oluşu, sağ-sol, dinci-atatürkçü gibi saçma gruplamalarla insanlarımızı birbirine öldürttüklerini, hapise atmak için bahane bile aramadıklarını, hapishanelerde maruz kalınan işkenceleri.... daha sayamacağım bir sürü şey öğreneceksiniz.Bu kitabı okuyun, öğretmenseniz bu kitabı kesinlikle okuyun.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,994 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İncelemeden çok bu kitaba duyduğum sevgiyi içerir.
10/10
·376 syf.··
2026 15. kitabı
Katman katman kurgulanmış ama sonuna kadar hiç ipucu vermeden ilerleyen bir roman. Çok zekice kurgulanmış okurken çok edebi bir zevk alıyorsunuz kitap hiç bitmesin istiyorsunuz. Kitabın içinde ne ararsanız var konuşan hayaletler, insansı robotlar ruh çağırmalar gibi olağanüstülükler çok güzelleştirmiş kitabı. Kitabın baş karakterinin Ahmet Hamdi Tanpınar oluşu, onun ağzından yazılışı sanki bir Huzur okuyormuşsunuz gibi mutlu ediyor sizi. Karakterin Tanpınar oluşu onun üzerinden kurgulanmasını çok sevdim. Ama kitabın sonu efsane desem az kalır, çok iyiydi desem yetmez anlatılmaz ya. En son cinayeti öyle bir anlatıyor ki kitabı elinizden bırakmadan okuycaksınız. Bayıldım artık ne yazsa okurum yazarlarına Murat Menteş'i de aldım. Kendisine bu kitabı yazdığı için çok teşekkür ediyorum. Böyle kitaplar daha çok olsa keşke.
Edebiyat
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026729 okunma
Çok güzel bir zevkti Kinyas ve Kayranın yolculuğuna tanık olmak
Puan vermedi·536 syf.··
2026 3. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 11:59
Okuduğum hem en güzel hem en kötü. Hem çok sürükleyici hem de hiç akmayan böyle bir kitap daha okumadım hayatımda. Öncelikle çok beğendiğimi bana okuma zevkini dibine kadar hissettirdiğini belirtmek isterim. Kitap üç bölümden oluşuyor ve her biri birbirinden çok çok farklı kitaplar. Hakan Günday ne yapmak istediğini o kadar iyi biliyor ki o kadar güzel oynuyor ki okuyucuyla gerçekten zekasına hayran kaldım. İlk bölümde bizim Kinyas ve Kayra beraber ülke ülke gezip bir sürü suça karşıyorlar. Bu ilk bölümde alkol, cinsellik, gasp aklınıza gelen ne kadar kötülük varsa hepsi mevcut ve bu bölümü okumak epey zor hem akmıyor hem de bu kadar kötü şeyi hazmetmek zor. İkinci bölümde ayrılıyorlar ve ikinci bölümde sadece Kayra'nın hayatını okuyoruz aslında hem Kinyas'ın hem de Kayra'nın asıl amacı zihinsel ölümü gerçekleştirip bu hayattan intihar etmeden kopmak. Hakan Günday bize ikinci bölümde Kayra aracılığı ile bunun mümkün olursa nasıl olduğunu anlatıyor. Ve hayattan tamamen kopmuş bir insan tablosu çiziyor. Üçüncü bölümde ise Kinyas'ın hayatı anlatılıyor. Kinyas ise hayata tutunmayı seçiyor, ailesine geri dönüyor, iş buluyor, aşık oluyor ve hayatını düzene koyup içindeki Kinyas'ı yani kötü tarafı öldürüp Tolga oluyor. Ve bu bölümü okumak acayip keyifliydi. Sanki dizi izliyor gibiydim. Bir ay okuduğum bir kitabın son 250 sayfasını üç günde okudum öyle akıcı yani son bölümler. Gerçekten böyle bir kitap yazdığı için çok teşekkür ediyorum çok güzel bir zevkti Kinyas ve Kayra okumak.
2026 Okuma Raporları
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
5/10
·304 syf.··
2024 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2024 22:33
Peyami Safa bu romanda değişik bir dil kullanmayı denemiş pek alışık olmadığımız hem güzel hem anlaması zor ara ara ise şiir gibi anlatım. Aşağıda bir örneği var: "Bu gece, sabaha doğru, mars marş emrini alır almaz, hep birden, şiddetle, drenlerinizin içinden fırlayarak hücum edeceksiniz! Kalbe doğru... Kalbe doğru... Sağ ciğerdeki sekiz büyük "fuvayye" birden çatlayacaklar.. Sol ciğerde şimalde iki yara, cenupta yedi yara, bütün kolordularıyla ve ihtiyat kuvvetleriyle; şimal-i garbiye? doğru taarruza geçecekler! Hastanın nöbeti kırk dereceye çıkınca ben umumi taarruz emrini vereceğim... Hazır olunuz! " Burada babanın vücudundaki hastalıklar konuşuyor birbirleriyle. Anlatım şeklinin dışında Meliha ve Kamil ekseninde dönen bir hikaye okuyoruz. Kamil çapkındır gördüğü her kadından hoşlanır ve birini diğerinden daha fazla sevmediğini söyler. Kitabı okumak diğer Peyami Safa kitaplarına göre fikrimce daha zor. Lakin yine de şiirselliği insanları güzel analiz edili bildiğimiz Peyami Safa.
2024 Okuma Raporları
Bir AkşamdıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20202,353 okunma
Bereketli Topraklar Üzerindeki hüzünlü acılar
Puan vermedi·391 syf.··
2021 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2021 19:18
Çalışmak için ailesini, evini, yurdunu bırakıp tanımadığı hemşerisine güvenerek hiç görmedikleri, bilmedikleri şehire çalışmak için giden üç arkadaşın yolculuklarına ortak oluyoruz bu kitapta. Fakirin çok fakir, zenginin çok zengin olduğu, ezilenlere herkesin arkasını dönüp gittiği ve birkaç kuruş için günde 20 saat çalıştırıldığı 1950 Türkiye'sine tanık oluyoruz Dokuz aylık karnı ile tarlada hiç durmadan çapa yapan ve doğum sancısı geldiğinde kocası döver diye korkup sesini çıkaramayan Hürü... Sulu kozada ıslak ve soğuk şartlarda uzun süre çalıştığı için hasta olan üstelik hasta olduğu için işten çıkarılan, son nefesini de çok geçmeden gurbette veren Köse Hasan... 9 yaşında güneşin altında hiç durmadan çapa yapan küçük kız... Patozun içine düşüp bacağını kaybettiği yetmezmiş gibi arabası kirlenecek diye hastaneye götürmeyen ağa yüzünden ölen Pehlivan Ali... Sizlerin ahına  gökyüzü nasıl dayandı? Kininiz, feryadınız o toprakları nasıl çürütmedi.. Üç kişi gidip de köye tek başına omuzlarında iki arkadaşının hüznünün ağırlığı ile yüzü yerde dönen Yusuf... Bunların hepsini Orhan Kemal yazmıyor adeta bize izlettiriyor hem de içimize işlercesine. Okurken içiniz parça parça olup iyi ki o dönemde yaşamamışım  ama iyi ki artık bunları biliyorum diyeceksiniz yüreğiniz ezilerek. Bu kitabı bana hediye ettiği için Kitap Şuuru na çok teşekkür ediyorum.
Edebiyat
Bereketli Topraklar ÜzerindeOrhan Kemal · Epsilon Yayınevi · 20078,4bin okunma