Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimle gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
Samimiyeti kırk kat beze sarsan kokusu yine gelir derler ya işte yazarımız öyle samimi yazmış ki hikayeleri durup ‘Ah kardeşim böyle hisseden bir ben değilmişim, sen fikrime kalem olmuşsun ‘ diyesiniz geliyor.
Bazı hikayede bahtiyar, bazısında bedbah olup, sonra bir anda gülümseyerek düşünüyorsunuz .
Mesela;
Tilkilerde ağlarmış , bunu biliyor musunuz?
Üç cümle ile orduların dağıldığını?
Guguk kuşu kılıklı anne babaların varlığını?
Ve yerinde değilsen sağlam bile olsan çekilip alındığını?
Ayrıca ; Birden fazla hikaye yazma tekniğini bir arada kullanarak, yazarımızın hikayeciliğinin başarısına da şahit oluyoruz .
Velhasıl kelâm bu kitap sizler için medar-ı ârâm.
Keyifli okumalar dilerim.
Ümit YükselSandalyenin Kıyısına Oturanlar