Su, zeytinyağına sorar:
- Senin hammadden olan zeytinin ağacını sulayan, yeşerten, büyüten benim. Ama sen gelmiş, benim üstüme çıkıyorsun? Bu yaptığının yanlış olduğunu hiç düşündün mü?
Zeytinyağı, hafif bir tebessüm eder ve cevap verir:
- Su kardeş! Sen yatağında rahatça akıp keyfine bakarken ben ezildim, sıkıldım, kafama taşlar yedim. Yine de tüm zorluklara karşı sabrettim, azmettim. Ve bu hâle geldim
İsmin dahi ilmindenmiş, hanîfi bir tür divit manasına gelirmiş ki sürekili yanında taşıdığın divitine binaen bu isim ile anmışlar Seni.
40 sene Yatsı abdesti ile sabah namazını kılmış ömrüne bir ömür daha sığdırmışsın.
Ramazan-ı Şerifte her gün iki Hatim yapıp ,
55 defa hacını eda etmişsin.
Son seferinde Kabe-i Muazzama’nın içerisinde namaz kılabilmek için mevcut malının yarısını hibe etmiş , 2 rekat namazı Kuran-ı Kerim hatmi ile kılmışsın da ‘Allahım sana hakkıyla ibadet edemedim ‘ diyerek tazarru etmişsin.
‘Ya İmam ! Hakkıyla bilip hizmetimizi samimiyetle ve güzel yaptın. Bizde seni ve kıyamete kadar mezhebin üzere olanları mafiret buyurduk’ müjdesiyle bizim gönlümüze de ötelerden bir su serpmişsin.
Medine-i münevvere vardığında edebinden huzuna çıkamadığın Habibbulah (sav) seni hususi davet etmiş, selamını getiren tacire her ÜMMETİM deyişinde bin altın verip , 100 kere tekrar etse 100 bin altın dahi verirmişsin.
Bu ömre rağmen; son 2 senesinde Caferi sadık hzlerine intisap edince
‘Ömrümürün son iki senesi olmasaydı , Numan helâk olurdu ‘ buyurmuşsun ki ;bizlere en önemli son dersini vermişsin!
Her ibadetimizde ilmîn ile hakkın var, nasıl eda ederiz… Seni elbet herkes bilir ama tanımak yüreğimin sürûr sebebi , Resulullah’ın(sav) kisvesine bürünmüş aşık…
Eseri hazırlayanlar; Allah sizlerden razı ve memnun olsun, İmam ı Azam hz’lerinin şefaati sizlerin üzerinize olsun…
İmam-ı Azam Ebu Hanife Rahimehullah