Parti geçmişe elini uzatabiliyor ve şu ya da bu olayın hiç yaşanmadığını söyleyebiliyorsa, işkence ve ölümden çok daha dehşet verici bir şey değil midir bu?
Anlaman gereken ikinci şey ; iktidarın insanlar üzerinde iktidar olduğudur.
Bedenler üzerinde, ama her şeyden önce zihin üzerinde.
Madde üzerindeki iktidarın bir önemi yoktur. Madde üzerindeki kontrolümüz zaten kesin.
“İyi ama maddeyi nasıl kontrol edebilirsin?” diye çıkıştı Winston.
O’Brien bir el hareketiyle onu susturdu. “ Maddeyi kontrol edebiliriz, çünkü zihni kontrol ediyoruz. Gerçeklik kafatasının içindedir. Kademe kademe öğreneceksin, Winston.
“Bize kayıtsız şartsız teslim olursan; paçayı kurtarabileceğini sanma Winston. Bir kez yolunu kaybeden asla bağışlanmaz. Doğal yaşam süren boyunca hayatta kalmana izin vermeyi tercih etsek bile, bizden asla kaçamazsın. Burada başına gelenler sonsuzdur. Bunun peşinen anla. Hiçbir dönüşün olmayacağı noktaya kadar ezeceğiz seni. Sana yaptığımız şeylerden sonra bin yıl yaşasan bile asla toparlanamayacaksın. Bir daha asla sıradan insanların duygularına sahip olamayacaksın. İçindeki her şey ölü olacak. Bir daha asla sevemeyecek, dostluk kuramayacak, hayattan zevk alamayacak, kahkaha atamayacak, merak edemeyecek, cesaret gösteremeyecek, dürüst olamayacaksın. İçin boşalmış olacak. Seni sıkıp boşaltacağız, sonra içini kendimizle dolduracağız.”