On dokuzuncu yüzyılda, Emile Durkheim, sosyolojinin ve erken dönem sosyal bilimlerin öncüsü, kitaplarından birinde bir düşünce deneyi yaptı: Ya suç olmasa? Herkesin son derece saygılı olduğu ve şiddetten uzak durduğu, herkesin eşit olduğu bir toplum olsa? Kimse yalan söyleyip birbirini incitmese? Yozlaşma olmasa? Ne olurdu? Çatışmalar ortadan kalkar mıydı? Stres buharlaşır mıydı? Mutlu insanlar kırlarda papatyalar toplayarak ve şarkı söyleyerek mi dolaşırlardı?
Durkheim hayır der; bunun tam tersi olur. Bir toplum ne kadar rahat ve etik olursa o kadar fazla küçük şeyler zihnimizde büyür ve göze batar. Herkes birbirini öldürmekten vazgeçse illa da bu konuda kendimizi iyi hissetmeyiz. Daha önemsiz konularda eşit derecede mutsuz oluruz.