Macit

Yabancılaşma, insanın üzerine çöken en ağır duygu olmalı, yaşattığı dünyasızlığıyla. Panik atağın ölüm agonisini andıran çaresizliğinden ya da depresyonun iflah olmayacağına inanılan karamsarlığından da ağır. Panik atağa dünyaya yönelik bir imdat çağrısı, depresyona dünyaya yönelik bir öfke eşlik eder, yabancılaşmada ise dünya silinir.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendine her türlü özgürlüğü, refahı ve zenginliği talep ederken halka en ağır, bazen de zalimce haksızlıklara dayanması gerektiğini söyleyen üst tabakalara kızıyordu. Diğer yandan, bu duruma katlanan halka da kızıyordu. Zihinlerinin uyuşukluğuna, cahilliğe, ayyaşlığa, adaletsizliğe, maddi ve manevi sefalete alışılmış olunmasına itiraz ediyordu.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Halk ayyaştır ve tembeldir. Çalışmak istemez. Kabadır, açgözlüdür ve acımasızdır," diye sövdükten sonra hemen arkasından, "Halkın büyüklük sergilediği tek bir konu var; açlıktan ölmelerine, soğukta, pislik içinde yaşamalarına karşın ses çıkarmadan buna tahammül ediyorlar," diye eklerler. Herkes halkın çektiği ıstırabı takdir ediyordu. Ona hayranlık duyuyor, bu ıstırap onları duygulandırıyordu. Halkın sabrını ve tahammülünü bir din mertebesine çıkarmışlardı. Snellman bu acı çekme kültüne karşı sesini yükseltiyor ve her iki tarafı kınıyordu.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Sevgili hocalarım, Järvinen'ler ve Karokep'lerin aynı halkın çocukları olup çocukluğunda iyiliğe kadar kötülüğe de maruz kaldıklarını daha önce söylemiştim. Ülkede saygı duyulan ve değer verilen biri olmayı başarabildiysem, bu başarı aslında bana ait değildir. Mutlu bir tesadüfün sonucudur, ben şanslıydım sadece. Öte yandan sevgili çocukluk arkadaşım Johan Karokep gençliğinde soyguncu ve katil olduysa bu esasen onun suçu değildir. Onun büyük şansızlığıdır. Tekrar ediyorum: Järvinen'ler ve Karopek'ler bir madalyonun iki yüzüdür. Bir ağaçta yetişen iki daldır. Ağacın gövdesi ise halk, milyonlarca insandan oluşan halk kitlesidir.”
Sayfa 81·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Efsaneye göre saat gece on ikiyi gösterince binadan havlama, çığlık, cıyaklama ve korkunç sesler yükselmeye başlar. Piskopos bu seslerle uyanıp sorar: 'Bu sen misin şeytan?' 'Evet, benim.' 'Anlatıldığı üzere Tanrı'yı devirmek isteyen şeytan mı? İsa'yı kendi kölesi yapmak isteyen şeytan mı?' "Ta kendisi,' şeklinde gururla cevap verir şeytan. Piskopos kahkaha atarak, 'Utanmıyor musun?' diye sorar ve devam eder: 'Tanrı'nın ellerinden dünyanın hükümdarlığını almak arzusundan başlayıp geceleyin boş evlerde domuz gibi cıyaklamaya ve köpek gibi havlamaya kadar geldin. İyi insanların uykusunu kaçırıyorsun. Sen nasıl bir Tanrı düşmanısın?' Efsanenin sonunda ise şeytan utanarak yaptığı bu aptalca hareketlerden sonsuza dek vazgeçer.’
Sayfa 79·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı