…Monika’nın benim için ne demek olduğunu hiçbir zaman bilemeyeceksin. Bütün istikbalimin, eserlerimin Monika’ya bağlı olduğunu, nefes alıp vermenin bile onun elinde olduğunu görebilsen, bilemediğim gölgeni aramıza salmaktan hemen vazgeçerdin. Gülünç duruma düştüğümü biliyorum. Allah benim belamı versin; Hayır, kendine de hakaret edemezsin. Sevgili karının kulakları incinir. Ah görünmeyen düşman! Sen karşımdaki orduda olacaktın da, yarın ben sana gösterecektim.
Küçük sultanım benim,
Sizinle birlikte olduğum zamanlar duygulu sanıyordum kendimi; bana bu cesareti vermiştiniz. Şimdi, birlikte yaşadığımız günleri düşünmek için, sizinle konuşuyorum, sizi dinlemeye çalışıyorum. Bu yaşantının sona erdiğine inanmıyorum; bu yüzden yeni yaşantılara gücüm yok. Eski yaşantımı da, siz olmadan nasıl sürdürebilirim?
Ciddi adamlar her yere gidebilirler. Onların hayat pasosu vardır: Gösterirler giderler. Kimse yadırgamaz onları. Onların kimseye ihtiyacı yoktur; gene de yalnız kaldıkları görülmemiştir. Anneleri-babaları-teyzeleri-amcaları-altıaydabir sevgilileri-haklısınızbeyefendileri vardır onların. (İsterlerse beni bile görürler.) Benim bütün bunlarım öldü. “Bu ayrılığın beni sarsmadığı söylenemez.”