Melek

Melek
@MadamDefarge
Nasıl böyle sakin ve mükemmel görünebiliyorlar? diye sordu çocuk. Altta deli gibi ayak çırpıyorlar dedi at.
Öğrenci koçu
İstanbul Üniversitesi
İstanbul
24 Ekim 1997
45 okur puanı
Haziran 2024 tarihinde katıldı
Sevginin Peşinde Değil, Sevginin Ehli Olmak
Puan vermedi·128 syf.··
2025 22. kitabı
Fromm’un Sevme Sanatı benim için aşkı anlatan bir kitap değil; insanın kendine tutuş biçimini, hayata karşı aldığı duruşu ve içsel olgunluğunu sorgulatan bir metin. Onu okurken, aşkı bir duygudan çok bir “eylem” olarak ele alışı beni hem sarstı hem de rahatlattı. Çünkü Fromm’un dediği gibi sevgi, içgüdüsel bir taşkınlık değil; emek isteyen, disiplin isteyen, insanı adam eden bir beceri. Kitabın ilk sayfalarında şu düşünce beni çarptı: “Aşk bir sanattır, o hâlde her sanat gibi bilgi, çaba ve ustalık ister.” Bu cümlenin ağırlığı, içinde yıllardır taşıdığım bir sessiz gerçeği uyandırdı: Sevgi sandığımız kadar kendiliğinden doğan bir nimet değil; insanın kendini büyütmesiyle, yaralarını görmesiyle, eksiklerini kabul etmesiyle gelişen bir yolculuk. Fromm’un sevgi türlerini ayırırken anlattığı olgun sevgi, bana göre insan ruhunun en yüce başarılarından biri. Çünkü olgun sevgide ne yapışmak vardır, ne erimek, ne de kaybolmak. Olgun sevgi “iki insanın birliği”, ama “iki insanın da kendiliğini kaybetmemesi”dir. Bu, hem ilişkilerimde hem mesleki bakışımda çok temel bir pusula oldu. Fromm’un satırlarında beni en çok düşündüren kısım şu oldu: Sevilmek için değil, sevmeyi bilmek için çabalamalıyız. Bu, bugünün hızla tüketilen ilişkilerinde en çok kaybettiğimiz şey. İnsanlar sevilmek istiyor, ama sevmeye hazır değiller. Hislerin kısa ömürlü olduğu bir çağda Fromm’un bu çağrısı —neredeyse nostaljik bir erdem gibi— insanı kendine getiriyor. Kitabı bitirdiğimde içimde şu duygu gezindi: Aşk, beklenen bir mucize değil; inşa edilen bir emektir. Bu emek olmadan ilişkiler ya sürünür ya da yıkılır. Fromm bana sevginin bir duygu değil, bir seçim olduğunu hatırlattı. Tıpkı Frankl’ın anlamı bir seçim olarak tanımlaması gibi… Bir insan neyi seçtiğiyle belirler kendini. Ve belki de bu yüzden
Sevme SanatıErich Fromm · Altın Post Yayıncılık · 20127,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanın En Son Sığınağı: Tutumunun Özgürlüğü
Puan vermedi·176 syf.··
2025 11. kitabı
Viktor Frankl’ın bu kitabı, ilk sayfasından itibaren insan ruhunun karanlıkla olan mücadelesini anlatırken bile içindeki o ince ışığı saklamayan bir eser gibi geldi bana. Okurken, hem bir klinik psikoloji öğrencisi gibi kavramsal derinliğe dikkat kesildim, hem de kendi yaşam savaşlarımı hatırlayıp zaman zaman içim burkuldu. Çünkü Frankl’ın anlattığı şey yalnızca bir teori değil; insanın direncinin, inancının ve anlam arayışının gerçek hayattaki karşılığı. Frankl, Nazi toplama kampında yaşadığı korkunç deneyimlerden süzdüğü bir bilgelikle şunu fısıldıyor: “İnsan koşulların değil, tutumunun mahkûmudur.” Kampın o dehşet dolu ortamında bile gördüğü şey, insanın içindeki “neden yaşamalıyım?” sorusuna verdiği yanıtın bir insanı dimdik ayakta tutabileceği. Benim için kitabın özü tam olarak burada. Çünkü hayatın insanı sıkıştırdığı, kayıpların, savaşların, borçların, travmaların nefesi kestiği anlarda bile Frankl’ın söylediği şeye tüm kalbimle inanıyorum: Anlam bulan insan dayanır. Anlamı olmayan insan ise en küçük darbede bile çözülür. Frankl’ın logoterapi yaklaşımının beni en çok etkileyen kısmı, insanın amacını bulmasının terapötik bir güç taşımasıydı. Yani iyileşme bazen geçmişi kazmaktan değil, geleceğe bir yön çizmekten geliyor. Bu bakış açısı hem mesleki duruşuma hem de kişisel yolculuğuma çok yakın. “Ben niye buradayım?” sorusuna verilen her küçük yanıt, insanın kendi hayatına sahip çıkışı. Kitap boyunca beni en çok sarsan cümlelerden biri şu oldu: “Bir insanın elinden her şey alınabilir, ama son özgürlük alınamaz: Tutumunu seçme özgürlüğü.” Bu cümleyi okuduğumda içimde bir şey titredi. Çünkü insanın başına neler gelirse gelsin, dış dünyanın karanlığı ne kadar büyürse büyüsün, insanın kendi iç duruşu bir kale gibi ayakta kalabiliyor. Bu bana kendi hayatımdaki dönemleri
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma

Melek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·496 syf.·
2025 36. kitabı
Seneca
9/10 · 1.502 okunma