"Medet ey iyilik ve bağışlamanın maden ocağı olan lutuf sahibi Sultanım!
İmdat ey Osmanlı yurdunda dededen, babadan bu yana vezir olan İbrahim paşa.
Namusum ve şerefim (masum olduğum halde) Yusuf'un gömleği gibi yırtıldı;
Artık insafsız düşmanın elinden yakamı ancak sen alabilirsin!"
Sayfa 222 - Molla'dan İbrahim Paşa'ya, masumiyet karinesi·Kitabı okudu
*Peki ya size Hz Ali'nin namaza duracağı vakit, benzinin sarardığını bedenini titremelerin aldığını söylesem?
'Ne oluyorsun ey müminlerin emir'i!'
'Allah Teala'nın yerlere, dağlara ve göklere teklif edip de onların kabulünden kaçındıkları, sonunda da insanın, yani benim boynumu aldığım ilahi emaneti ödeme zamanı gelmiştir, Nasıl Korkmayım?
*Size Basralı fakih Müslim b. Yesâr'ın gürültü yapan çocuklarına, 'Ben namaz kılarken istediğiniz kadar konuşup bağırabilirsiniz!' dediğini söylesem bundan ne anlarsınız?
*Ashaptan bazılarının abdest alırken renklerinin solduğunu, halsizleşip dermandan düştüklerini söylesem acaba neyi anlatmış olurum?
*Kul, kimin huzuruna çıkmak için hazırlandığını idrak edebilse acaba sevgilisinin verdiği randevuya hazırlanan bir aşıktan farkı kalır mıydı?
'İhdina's-sırâta'l-mustakîm'
derken 'Bizi doğru yola ilet!' yakarışını kalbimizin bütün gücü ile yapmıyorsak Allah'la iletişime geçtiğimizi kim söyleyebilir?