Düşük ücretli, pek değer verilmeyen, geleceği ufku olmayan, insanın bir iskemle de ömür çürüttüğü, Her gün hemen hemen kısır bir uğraşım boşluğu içinde yeteneklerinin gerilemesine ve adım adım paslanmasına tanık olduğu, ama buna karşılık düşünmekten, istemekten ve eyleme geçmekten kurtarılmanın kelimelerle dile getirilmez sevincini bulduğu memurluk görevleri… Vesayetçi bir yönetmelik… İnsanın faaliyetini bir duvar saatinin düzenli hareketi içine sokar ve onu eyleme geçmenin ve yaşamanın yorucu onurundan muaf tutar..
Adil olanı yaparak, başımıza gelenleri kabullenerek, doğruları söyleyerek, yönetici ilke kendinden, yani bedenin ve onun duygularından, gelecek veya geçmişteki şeylerden ayırabilirsen ve Empedoklesin dediği gibi tır” yalnızlığından keyif alan, dairesel bir küre” olabilirsen, yalnızca sana ait olan olan hayatı , yani şimdiki zamanı yaşamayı alışkanlık edinirsen, en azından kalan günlerini dingin, asil ve tanrısal parçala barışık geçirebilirsin.
…Haydi hatıran ve hatıranı yaşatacaklar ölümsüz diyelim, bundan sana ne? Övgü ölünün ne işine yarar? Hatta bazı durumlar haricinde yaşayanların be işine yarar? Öldüğünde başkalarının senin hakkında söyleyeceklerini dert etmekten doğanın sana şimdi bahşettiklerini umursamıyorsun.