İçmek istiyorum. Kusana kadar. Sonra tam “ben iyiyim” derken yere yığılmak. Sonra o toparlasın beni. O ilgilensin. Bir kere, sadece bir kere de o benimle ilgilensin isterdim. Hiç şikayet etmeden ilgilensin isterdim. Güvende ve huzurlu hissederdim. Güvende ve huzurlu…
Tarihe yön vermiş tüm büyük filozoflar, önderler ve bilim insanlarının buluştuğu en önemli ortak nokta, toplumları başıboş bırakmamak olmuştur. Çünkü kendini yalnız hisseden halkı korkular sarar. Korkuların ele geçirdiği bir topluma ilmi, aklı ve bilimi götürmek her daim zaman almıştır. Böyle toplumlarda hâkim olan şey karanlıktır ve karanlığı yaratan mihrakların beslendiği en önemli şey de korkuları tetikleyen cehalet olmuştur.