M

Merhaba, ben dünyalı.
Günaydın tütsü kokusunda sabahlayanlar, yolda yürürken ayağı taşa değen yüreği yasa bürünenler, günaydın tren garında zemheri soğuğu yiyenler, günaydın dalını( sırt) herkese dönenler, günaydın kargalara sevda türküsü söyleten zalımlar, günaydın umudunu yüreğine asanlar. Günaydın.
Reklam
çok uzun bir süredir girmiyordum, o zaman da saçma sapan bir sayfaya dönüşmüş olduğu için tercih etmedim tekrar döndükten sonra saçmalıkların daha çok artmış olduğunu gördüm. Ve bu konuyla ilgili birçok üyenin bu durumdan muzdarip olduğunu okuyorum. Hatta birkaç defa görüş ve öneri anketi geldi ona da aynı şikayetlerde bulundum. Şikayetlerin olması açıkçası beni mutlu ediyor çünkü ancak ses çıkarsa belki daha düzgün bir yere dönebilir sayfa... Bir hesabımı kapattım, bu sebeple ikinci bir hesabı kapatmak istemiyorum. Kitaplarımı not etmek için kullanıyorum daha çok. Elbette ki iletiler, paylaşımlar olacak -alıntı- dışında ama her hangi bir sosyal mecraya çevirmek saçmalığın daniskası. Saçma sapan anketler, paylaşımlar, saçma sapan fotoğraflar, yok ifşa, yok ebesinin örekesi... Bunu ve tüm şikâyetleri okuyan sayfa yöneticilerinin duruma el atmasını bekliyoruz, kaliteli bir mecra olması tek isteğimiz. Konuyla alakasız paylaşım yapmak isteyenler tıktok, Instagram, X'e falan gidebilir daha çok rağbet görürsünüz emin olun! İyi geceler. Deffatle paylaşıcam
"Gülümseyen bir gökyüzü, şarkı söyleyen bir anne, çalışan namuslu bir adam, okuyan çocuklar... İşte bunların hepsi güzel şeyler."
Sayfa 191·Kitabı okudu
Edebiyat
Biz kadınlar, Türkiye’nin tüm kadınları, birbirimize görünmez sicimlerle bağlıyız. Hangi partiden olduğumuz, hangi takımı tuttuğumuz, hangi aileye doğduğumuz hiç fark etmez. Birimiz zulme uğradığında diğeri de çaresizlik hissediyor çünkü insan, ancak başka insanlar aracılığıyla insan oluyor. Onun için biz birbirimize görünmez sicimlerle bağlıyız. Birimizin acısı hepimizin ortak acısına denk düşüyor. Ve birimiz öldürüldüğünde bu diğerinin de tam olarak aynı gerekçelerle öldürülebileceği anlamına geliyor. Sıradaki ben olabilirim. Sen olabilirsin. En yakın arkadaşın olabilir. Birimiz güvende değilse hiçbirimiz güvende değil...
Adalet
Akılsız yöneticiler
-akılsız yöneticilerin sürdürdüğü acı bir süreçti bu.Hırsızlar yasallaştırıldı;otorite,baskı rejimini destekledi;zayıf olana zulmetmek normal bir hal aldı;kalabalıklar hem dövülüyor hem de övülüyordu. Böylece insanlığın bencilliğinin ilk dokunuşuyla suçluları aciz,katiller ise huzurun evlatları ilan etti;insanlığın başlangıçtaki açgözlülüğü büyüdü ve insanlıktan katbekat fazlasıyla intikamını aldı.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Siyaset
Reklam