“Değersiz Bir Hayat”a ilk başladığımda kitabın kalınlığı beni biraz korkuttu. ‘Acaba giriş, gelişme, sonuç net olur mu? Olay örgüsü kopar mı? Uzadıkça saçmalar mı?’ diye düşündüm. Okurken ara ara (çok nadir) sıkıldığım anlar da oldu. Ama kitabı bitirdiğimde, tüm bu endişelerimin aslında yersiz olduğunu fark ettim. Yazar, duygusal katmanları çok iyi işlemiş ve hikâyeyi güçlü bir bütünlükle taşımış.
Jude, dışarıdan bakınca kırılgan, sessiz ve güçsüz görünen bir karakter gibi duruyor. Fakat empati kurarak okuduğumda onun aslında ne kadar dayanıklı olduğunu, içindeki sessiz direnişin ne kadar büyük olduğunu fark ettim. Yaşadıklarını düşündükçe bile içim acıyor ve boğazım düğümleniyor. Kitabın son sayfasına kadar gözyaşlarımı tutamadım :(
Ama şunu belirtmek isterim: Bu kitap herkesin okuyabileceği bir roman değil. İçinde fazlasıyla tetikleyici, duygusal olarak sarsıcı unsurlar var. Okuyacak olan kişinin bunq dikkat etmesi grekiyor.
Genel olarak baktığımda, Değersiz Bir Hayat hem insanın içini paramparça eden hem de karakter derinliği açısından çok güçlü bir roman. Hikâyenin sonunda gerçekten de ismine yakışır şekilde “değersiz bir hayat”ın ağırlığını bırakıyor.