İbn-i Sinâ, Gazali gibi büyük ve Batı'ya bilimi öğretmiş olan gerçek âlimlere göre gerçek bilim adamı, fenci ise, hekim ise, yalnız bu dış dünya bilimlerine değil, aynı oranda iç âleminin, gönlün de bölümlerinde yetişmiş olmalıdır. Batılı bu konuda geri kalmıştır. Gönül gibi kelimelerin Batı dillerinde karşılığı yoktur. Çünkü Batı'da böyle kavramlar hâlâ yoktur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendinizi tembel ya da kalın kafalı hissettiğiniz zamanlarda, aslında gezegendeki en çalışkan ve parlak nesne olduğunuzu düşünüp moralinizi yükseltebilirsiniz.
Her düzgün ülkede olduğu gibi yabancı dil, mesleğine yardımcı olacak kadar, ayrıca yabancı dil dersinde öğrenilir. Yok eğer, bizdeki gibi gibi Batılı sessiz oyunlar sonucu, eğitim dili resmi dil veya anadilden olmazsa, o kişi değil Türkçe terimler türetmek, konuşurken, yazarken aklına mevcut Türkçe sözcükler bile gelmez, hâlâ tam iyice anlamadığı yarım yamalak İngilizce lâflar söyleyiverir. Hele bir de öyle bir garip eğitim düzeniyle içine sokulan aşağılık bozması lâfları kullanmakla da böbürlenir. İşte bu yabancı tuzağının sonunda bir nesil içinde 𝐀𝐧𝐠𝐥𝐨𝐦𝐚𝐧𝐥ı𝐜𝐚 dediğim, yâni İngilizlerin güvercin İngilizcesi dediği İngilizce, yâni iki yüz elli kelimelik Tarzanca dil ortaya çıkar.
Herhalde bizim kadar, çabuk ve sık, ıstakozun kabuk değiştirmesi gibi dil değiştiren bir millet olmamıştır. Neredeyse bir nesil içinde Osmanlı'dan Öztürkçeye, orada. "Anglomanca" diye tabir edeceğim yeni garip bir dile geçtik. Bu sonuncusu inanılmaz bir hızla gerçekleşti.