Korku insana evet de demez hayır da. O, yani korku, her şeyi alır, her aklınızdan geçeni, her ağzınızdan çıkanı.
Böyle durumlarda karanlıkta gözlerini fal taşı gibi açmak bile fayda etmez. Gerçi, zaten görüp göreceğiniz de dehşetten ibarettir.
Şunun şurasında ılık ve yeterince çürümemiş işkembelerin çevresindeki çitlerden ibaret olduğumuza göre, duyguyla baş etmekte hep zorlanırız. Aşık olmak bir şey değil, esas mesele işi birlikte sürdürebilmektir. Pisliğe gelince, onun ne herhangi bir şeyi sürdürme derdi vardır, ne de çoğalma. İşte bu noktada, boka kıyasla çok daha mutsuzuzdur, mevcut durumumuzu sürdürme konusundaki kudurmuşcasına inadımız inanılmaz bir işkencedir.