Genellikle bir sürü araba veya giysi markası ya da yüzme havuzu firması sayıp, ne güzel diyorlar! Ama hepsi aynı şeyleri söylüyor ve kimse kimseden farklı bir şey söylemiyor. Kafelerde genellikle espri makineleri çalıştırılıyor ve genellikle aynı espriler yapılıyor veya müzik duvarının ışıkları yakılıyor ve bütün o renkli desenler inip çıkıyor, ama bunlar sadece renk ve tamamen soyut. Müzelerde de… Müzeye gittin mi hiç? Tamamen soyut. Artık sadece bu var. Amcamın dediğine göre bir zamanlar durum farklıymış. Çok eskiden bazen fotoğraflar bir şeyler söylermiş, hatta insanları gösterdikleri bile olurmuş.
Merhaba.. Livaneli okuyup sarsılmış bir okur daha.. tekrar tekrar Livaneli okumanın değerini kavramış bir okuyucu.. Hani her kitapta olayı okuyup okuyup woowww diye tepki vermenize sebep olan bir cümle vardır ya..
“En büyük ajan
Max”
İşte bu cümleyle artık duygularımı dışarı vurdum ve gözlerim doldu..
fakat şunu da söylemeden geçemeyeceğim belki linç yiyeceğim belki de bana katılanlar olacaktır. Kitap çok öğretici olmasına karşın dilini çok basit buldum. Bazı eksiklikler var gibiydi. Bunun dışında acı gerçekleri bir güzel çarptı yüzüme. Böyle kitaplara hayranıyımdır.. Teşekkürler Livaneli
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma
Demek ki biz farketmeden sürekli bir kabuk değiştirme içindeydik. Bizans’tan kurtul, Osmanlı’dan kurtul, Arap kültüründen kurtul… Şimdi de yeni moda: “ Kemalizm’den kurtul!” Mavi Alay’ı sakla, Struma’yı sakla, Ermeni olayını sakla.