Eren

Eren
“Tanrı’nın bile gücü içinde değildir, ahlaksal olarak iyi bir insan yapmak (insanı ahlaksal olarak iyi kılmak): Bunu [insan] kendi kendine yapmak zorundadır.” IMMANUEL KANT
Hakiki ilerlemenin güvenilir ölçütlerinden biri, negatif bir ölçüttür: Gerçek etik ilerlemede, daha önce az çok normal sayılan bir şey (kölelik, kadınların doğrudan baskı altında tutulması, işkence) olanaksız hale gelir - onu gerekçelendirmeye kalkışan olursa, tuhaf ve marjinal görünür. Tersi de doğrudur: Bugün yaşandığı gibi, işkencenin kabul edilebilirliği yeniden kamusal tartışma konusu oluyorsa, bu kesinlikle etik bir gerilemenin işaretidir. Gerçek bir ilerici tarihsel kırılmanın ardından, öylece geçmişe dönülemez, hiçbir şey olmamış gibi yola devam edilemez. Aksi halde aynı pratik kökten farklı bir anlam kazanır.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Barış Gönülşen, 2026, İstanbul.
Reklam
İlerlemenin hiçbir zaman, önceden var olan bir hedefe doğrusal bir yaklaşma olmadığını anlamalıyız, çünkü "ilerleme" adını hak eden her ileri adım, tam da ilerleme kavramının radikal biçimde yeniden tanımlanışını gerektirir. İlerleme sürekli yeniden tanımlanmalıdır, bu yeniden tanımlama da ilerlemenin asli bir parçasıdır.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Barış Gönülşen, 2026, İstanbul.
Niçin 1960'lardan itibaren birçok mesele eşitsizlik, sömürü, adaletsizlik sorunu olarak değil de, hoşgörüsüzlük sorunları olarak algılanmaya başladı? Önerilen çare niçin özgürleşme, siyasal mücadele, hatta silahlı mücadele olmaktan çıkıp hoşgörü oldu? Akla ilk gelen yanıt "siyasetin kültürelleştirilmesi"dir: Siyasal eşitsizlikler, ekonomik sömürü ve benzerleri tarafından koşullanan siyasal farklılıkların "kültürel" farklılıklara, yani farklı “yaşam tarzları” şeklinde yansızlaştırılması söz konusudur; bu kültürel farklılıklar verili, aşılması mümkün olmayan, ancak "tolerans" ya da "hoşgörü" gösterilebilecek şeyler olarak görülür. Bu kaymaya verilecek yanıt ise Benjaminci terimlerle ifade edilebilir: Siyasetin kültürelleştirilmesinden kültürün siyasallaştırılmasına geçiş, Bu kültürelleştirmenin arkasında, refah devleti, sosyalist projeler, yapma, inşa etme denemeleri gibi doğrudan siyasal çözümlerin geri çekilmesi ya da başarısızlığı vardır. Hoşgörü bu çözümlerin post-siyasal ersatz'ıdır, kötü ikamesidir.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Barış Gönülşen, 2026, İstanbul.
YZ savunucuları onun getirdiği özgürlükten bahsediyorlar ama bu özgürlüğün kimden, kimin için ve ne için olduğu konusunda muğlaklar. Bahsedilen, insanlığın kendisini boş zaman aktivitelerine, sanata ya da meditasyona adayabilme özgürlüğü mü? Yoksa Yapay Zekâ'nın kendi kendisini sınırsızca yeniden üretme sürecinde insanlığın bir dişliye indirgenmesi karşılığında, teknokratik bir oligarşinin toplumsal sözleşmenin en zayıf bağlarından bile muaf hale gelmesi mi?
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Barış Gönülşen, 2026, İstanbul.
İlk terk etmemiz gereken şey, insanlığın küresel ve doğrusal bir ilerleme içinde olduğu fikridir.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Barış Gönülşen, 2026, İstanbul.