* SPOİLER *
Sabahattin Ali’nin içimizdeki şeytanı içimde bulunan düğümlerden birini çözen sayılı kitaplardan biri oldu. Neden mi? Çünkü içimizdeki şeytanın Ömer’i bir anlamda benim. Ömer benim, Ömer sensin, Ömer biziz. Hepimiz bir noktada aslında Ömer’in yaptığını yapmıyor muyuz? Kendi irademizin güçsüzlüğünün suçunu doğaya, çevremize, imkanlarımıza, içimizdeki şeytana yüklemiyor muyuz? Daha iyi anlamlandırmak için Ömer neler yapmış biraz bakalım.
Ömer hayatında bir amacı bulunmayan ama bir amacının olması gerektiğini bilen bir gençtir. Ama gelgelelim ki uğruna emek sarfedecek bir amacın bulunmadığını, çevresindeki insanların vakit ayırdığı amaçları uğruna ter dökmek için yeterince önemli emeller olarak görmez. Daha vahimi ise bir amacının bulunmasının oldukça ehemmiyetli olduğunu bilmesine rağmen bir emel arayışına girecek kadar güçlü bir iradesi yoktur. Hayatını şekillendirecek amacın gelip kendisini bulmasını bekler ve günlerini kahvehane köşelerinde dostlarının amaçlarının anlamsızlığını düşünerek geçirir. Ta ki Macide’ye rastlayana kadar.
Ömer Macide’yi vapurda ilk gördüğü anda ona karşı bir şeyler hissetmeye başlar. Neden Macide? Macide’nin özelliği nedir? Çok güzel olması mı, Ömer’le kafa yapılarının birebir uyuşması mı? Sizi bilmem ama bana göre hayır. Macide, Ömer’in geçmişinden bir parçadır. İyi bir talebe olduğu Balıkesir günlerinde Macide ile zaman geçirmiş, onu orada tanımıştır. Bence Ömer’in Macide’den etkilenmesinin sebebi zihninin Macide’yi daha önceden gördüğünü hatırlamasıdır. Macide, Ömer’in geçmişidir. Gel zaman git zaman günler geçtikçe
Ömer ile Macide arasındaki ilişki büyür ve Macide’nin Emine teyzesinin evinden ayrılması üzerine birbirlerinin eşi olurlar. Macide Ömer ile beraber yaşamaya başlar. Ömer bu birliktelikte Macide’nin kendisine