Anka

Anka
@Masallarlayasayan
Size kim, neyi, nasıl-- Aynı dilde mi kederlendik sahi Aynı yüzyıl mıydı şu yaşadığımız... ~Şükrü Erbaş
Yavaşla, Düşün, Hisset - İnsan Kal
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2025 23:58
     Her gün aynı telaş, aynı koşuşturmaca... Peki ne içindi bütün bunlar? Hızlı olmayı alışkanlık haline getirdiğimiz dünyada gerçekten yaşıyor muyuz? Eğer bunları kendinize birkaç kez de olsa sorduysanız ve sorgulamayı seven biriyseniz bu kitap tam size göre. Kemal Sayar bu kitapta sadece hızı değil; yaşamı, insanları sorguluyor. Bir yandan yavaşla derken bir yandan da zamanın daraldığını, iyi şeyleri yapmak için acele etmemiz gerektiğini söylüyor...       Kitap dört ana bölümden oluşuyor: Yavaş Güzeldir, Modern Mutsuzluk, Modern Zamanlarda Aile, Benliğin ve Toplumun Krizi. Modern dünyanın bize dayattığı hız, bizi daha üretken değil, daha yorgun ve daha yabancı bireyler hâline getiriyor. Sürekli bağlantı halinde olmamıza rağmen, derin ilişkilerden uzaklaşıyoruz. Her şeyin daha hızlı olması gerektiği fikri, şehirleri yaşanmaz, insanları tahammülsüz, ilişkileri sığ kılıyor. Yazar, “yavaşlık” kavramını yalnızca fiziksel değil, ruhsal bir direnç biçimi olarak sunuyor: Daha az değil, daha derin yaşamak için bir çağrıydı belki de bu.    İlişkiler, çocuklar, şehirler... Hepsi hızın kurbanı olmuş gibi. “Çocuk yetiştiriyoruz, hormonlu domates değil!” cümlesiyle, çocukların büyümesine bile sabırsızlandığımızı yüzümüze vuruyor.  Sevgi, ilgi, oyun, yalnızlık ve zaman; bir çocuğun gelişiminde en çok ihtiyaç duyduğu şeyler. Güzellik bile zamana ihtiyaç duyar; çünkü gerçekten görmek için yavaşlamak gerekir.    Bu çağda mutsuzluk, artık yalnızca bireysel bir duygu değil; toplumsal bir salgın hâline geldi. Önceki çağlarda bedensel, ruhsal belirti olan şey artık kaygı nedenimiz oldu. Yazar, kötülüğün doğuştan değil, öğrenilerek ve çoğu zaman sessizce büyüdüğünden söz ediyor. Örneğin şiddetin kaynağında, yüksek ve şişirilmiş egoların incinme korkusu, bastırılmış sevgisizlikler ve
YavaşlaM. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 201513,2bin okunma
Reklam
İletişimsizlik, Empati Yoksunluğu, Elalem Ne Der...
9/10
·234 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2024 00:04
Kitap genel olarak güzel ve akıcıydı. Konu olarak aşk ağırlıklıydı ancak ders verici birçok yanı da barındırıyordu. Kitabı okurken sık sık öfkelenebilirsiniz. Yazar belki de bunu amaçlamış olabilir. Kitabı böyle bitirmese böyle kalıcı bir etki bırakamayabilirdi. Öfkelenme sebebim ise ana kahramanların yaptığı hareketlerdi. Bana biraz Oblomov kitabını anımsattı. Oblomov'u okurken de Oblomov'a nasıl kızdıysam bu kitapta da özellikle ana kahramanların yaptıklarına çok kızdım. (Yazarları ve konuları çok benzemese de aynı duyguya kapıldım) Kitaba bu adın verilme sebebi üzerine Kamelyadan başka çiçek takmayan bir kadının başından geçenlerin anlatılmasıydı. Kitapta en acı veren ve dikkatini çeken şeylerden biri bir insanın sırf geçmişi yüzünden yargılanmasıydı. Bir insanın adı bir kez kötüye çıkmayagörsün artık hep kötü gözüyle bakılır ve yargılanır... Başkalarının düşüncesini gereğinden çok umursamak ve iletişimsizlik belki de en büyük sorunlarımızdan. Bazen dönüp kendimizi sorgulamamız ve niyetimiz iyi ise başkasının sözlerini yok saymamız en doğru kararlardan olabilir. Diğer bir acı yanı ise Sevginin bir anda Nefrete dönüşebilmesi... Umarım çok sevdiğimiz insanlarla aramız bozulsa bile onlara karşı kin gütmeyiz, affedip yolumuza bakarız. Affetmeyi, öfkeli de olunsa sabırla dinlemeyi ihmal etmemeliyiz. Bazen bazı şeyler için çok geç olabilir. Hiçbir şey göründüğü gibi çıkmayabilir. Sevgi kimi zaman büyük yıkımlara da neden olabilir. Sevgiyi göze alan kişi kırılmayı da göze alabilmeli, yargılamadan dinlemeyi de başarabilmeli... SPOİLER (Merak ettiklerim) Kitapta sürekli ben olsaydım ne yapardım diye sorguladım... Bazı acılar ise boşuna çekilmiş gibi geldi. Armand sevdiği kadına bu kadar aşıkken nasıl ondan böylesine intikam alabildi? Madem çok aşıktı
Duygu ve Düşünce
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,2bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2024 22:16
Kitapta gazetecilik yapmakta olan İbrahim'in çocukluk arkadaşı olan Hüseyin'in ölüm haberini alması ile bunun sebebini öğrenmek için yollara düşmesi ve birçok kişiyle görüşmesini konu ediniyor. Çok detaya girmek istemediğim için değinmiyorum ancak bu kitabı okuduktan sonra eskiki gibi aldırmazlık zırhı giyerek dolaşamayabilirsiniz. Bu kitabı içten bir şekilde ve sessiz bir ortamda okursanız gözyaşlarınıza hâkim olamayabilirsiniz. Hayatı sorgulayıp insanlara ne kadar ön yargılı yaklaştığınızın farkına varabilirsiniz. Tamamen gerçek olaylar olmasa da bunların çok daha beterlerinin yaşandığı bir gerçek. Bu kitabı okuduktan sonra savaştan kaçanlara, ülkemize sığınanlara biraz daha hak verebilirsiniz. Kötülüğün egemen olduğu bu dünyada acılara aşırı duyarlı olmasak da aldırmazlık zırhı giyerek dolaşmamalıyız. Zaten herkes öyle deyip kötülük yapmaya devam edersek bir gün bizler de insanlıktan çıkabiliriz. Ne olursa olsun merhamet, iyilik, sevgi ve saygımızı yitirmeden masum canlara zarar vermemeliyiz. Kimsenin hayatını, yaşadıklarını küçümsemeye, dini, dili, ırkı yüzünden kimseyi dışlamaya hakkımız yok. Kin, nefret, intikam duyguları bizi insanlıktan çıkarır... Livaneli'nin diğer eserleri gibi bu eseri de bir eleştiri, bir farkındalık oluşturmak için yazılmış gibiydi. Bizi sanki bu eserleri ile insanlığımızı asla yitirmememiz için uyarıyor gibiydi. Sevgi, hoşgörü, merhamet, empati duygularınızın eksik olmamasını dilerim. Din, dil ve ırkımız ne olursa olsun hep bir olalım, barış daima bizimle olsun...
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,7bin okunma
Roarklar Tükenmesin...
9/10
·984 syf.··
2021 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 23:45
Kitap biraz sıkıcı ve uzun olsa da okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Ana kahramanın azmi, gayreti onca aşağılanmaya rağmen direnmeye devam etmesi, insanların negatif düşüncelerini umursamayışı özellikle de kendisi olması, özgün olması beni etkileyen özelliklerinden oldu. İçeriğine girmek istemesem de dikkatimi çeken birkaç konuya değinmek isterim... Eleştirilmekten, kınanmaktan öylesine korkuyoruz ki fikirlerimizi belirtmeye çekinir olduk. Düşünmekten, hayal kurmaktan vazgeçmeye başladık. Çoğunluk ne derse o olur görüşü oluşmuş genelimizde. Herkesleşmeye başladık biraz... Sahi o kadar mı umrumuzda başkalarının söyledikleri? Kendimizden vazgeçecek kadar. Hayallerimiz ve kendimiz olmamız bizi farklı yapar. Gelişmek istiyorsak önce cesur olmalıyız. Eleştiriler ve hakaretlere rağmen mücadele etmeliyiz. Kitabın ana kahramanı gibi güçlü olmalıyız. Başarıya giden yolda engeller muhakkak olacak. Önemli olan direnmek, azimle, umutla çabalamak. Herkes ne derse desin vazgeçmemek!.. İmkansız varsa bunu zihnimizde bizler üretiyoruz. Farklı düşünenler ya da kendini geliştirmek isteyenler kimi insanlar tarafından hep yargılanırlar. Yeri gelir nefret edilir hatta bazen idama bile mahkum edilirler. Sokrates misali... #102971495 Oysaki bizleri yeniliğe götüren, bizlere çağ atlatan onlar. İçimizdeki Roarkları söndürmeyelim. Kendimiz olmak ne kadar zor olabilir ki? İnanın zor değil. Hayallerimiz sönmesin... Umutsuzluğa kapılmayın ;) Keyifli okumalar dilerim.
Hayatın KaynağıAyn Rand · Plato Film Yayınları · 20133,737 okunma
8/10
·172 syf.··
2020 43. kitabı
Kitapta uygunsuz kelimeler olsa da yazarın bu kitapla okuyuculara vermek istediği ders harika bence. İnsanı insan yapanın özgür iradesi olduğu, özgür iradeyle seçilen kötülüğün bile zorlama veya başka bir yolla mecbur bırakılan bir iyilikten evla olduğu söyleniyor...
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
Reklam