... bu şansını nasıl kullanırdın ?
Jef Winston 1988 yılında 43 yaşında kalp krizinden ölüyor. Ve 1963 yılında 18 yaşında gözünü açıyor. Bunun ilk avantajlı geleceği avucunun içi gibi biliyor olması, at yarışları, beyzbol maçları ve hangi şirketlere yatırım yapılması gerektiğini. Ama dezavantajı ise bu kısır döngünün sürekli devam etmesi.
Gerçekten sıradışı bir romandı, sürekli zamanda yolculuğun gerçekleşip farklı yolları seçmesi ve farklı yaşamlara sahip olması. Evren sonsuz bir varoluş zincirine sahip, ama biz insanlar sürekli bir döngünün içindeyiz. Yani uyku modundayız, ne zaman farklı birşeyler yapmayı denesek ya da o kısır döngünün içinden çıksak o zaman bir uyanış gerçekleşiyor. Ben kitabı okurken bunu anladım. 80'li yıllarda yazılmış bir roman, ki bunun yanında okuyucusuna alışılmışın dışında bir hikaye sunuyor. Özellikle Groundhog Day ve Butterfly Effect gibi filmeri sevenlerin okuyacağı türden bir roman. Bir de 60'lı ve 70'li yılların, dünyanın küresel politikası sayfalar arasında iyi yansıtılmış. Sanırım roman filme aktarılmamış. Ama tamda 80'li yıllarda Steven Spielberg'un yapacağı türden bir filmmiş o zamanlarda.
Kitapta kalın ve Sağlıcakla.
Şehrin sokaklarında dolaştı, izledi, dinledi: Dünyaya karşı öfkeli punk grupları... takim elbiseli erkek ve kadınlar, kendileri için koydukları hedeflere ulaşmak için koşuşturuyorlar... kıkırdaşan çocuklar, hayatlarındaki gelişmelerin coşkusunu yaşıyorlar. Jef hepsine imreniyordu, masumiyetlerini kıskanıyordu, cahilliklerini, beklentilerini.