Spoiler* Yoktur.
Herkese Merhaba
Stephen King'in orjinal adıyla yayımlanan The Shining romanı, 1977 yılında yazılmış bir korku romanı. King'in en iyi eserlerinden bir tanesi, romanda boş diyalog yada gereksiz olay örgüsü yoktur. Dolu dolu edebi bir eser yazılmış King'in kaleminden.
Konusu Jack Torance öfke ve alkolik sorunlarıyla boguşan bir karakterdir. Kış ayında Colarado'nun dağlık bir bölgesinde, otel bakıcılığı yapmak için işe alınır. Kendisi, eşi Wendy ve oğlu Danny. Yazar olan Jack hem oyununu yazabilecek, hem otele bakıp geçimini sağlayabilecek bu durumda. Her Otelin hayaletleri vardır. Evet... Sonrasında ver kazanı ateşe, gerilim yavaş yavaş ısınsın.
O otelin ıssızlığı, o soğuk kış gecesinde rüzgarın uğultusu ve çatıların sesleri. Otelde tuhaf insan sesleri, korkunç rüyalar, tuhaf tuhaf hisler. Geçmişin yükleri, kötü ruhlar etrafımızda dolaşırken nasıl bir şeylerin yolunda gitmesini bekleyebiliriz.
King burada Şiddet, alkolizm ve aile içindeki sorunlara değinerek ve konuyuda paranormal olaylara bağlayarak çok iyi bir edebiyat örneği oluşturmuş. 1977 yılı ise King'in yazarlık alanında filizlenme çağı, sanırım bu üçüncü romanı.
2019 yılında bu kitabı okudum, bu ikinci okuyuşumda anladım ki kitabı hiç okumamışım. Çünkü bir sürü ayrıntıyı gözden kaçırmışım. Romanı bitirme aralarında Kubrick tarafından yapılan filmide izledim. Filmde aynı zamanda bir başyapıt. Hele O Jack Nicholson'un oyunculuğu, diyecek bir şey bulamıyorum. Kitapta filmde ayrı ayrı kendi alanlarında başarılı.
Pyscho, Rosemary's Baby ve The Shining bu üç eserde korku alanında hem edebiyatta, hem sinema tarihinde gelmiş geçmiş en iyi yapıtların başında gelir.
Kitapla Kalın ve Sağlıcakla.