Zehra

7/10
·56 syf.··
2020 15. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2020 22:46
SPOİLER İÇERİR Hayatındaki tek amacı dosyaları temize çekmek ve bunu şevkle yapan bir adamın hikayesi.. Akaki Akakiyeviç aslında bütün isanlığın içinde bulunun bir duygunun somutlaşmış halidir bence. Kendi halinde bu adam hiçbir şeyi umursamaz bir memurdur. İş arkadaşlarının sürekli dalga geçtiği pısırık bir adam. Hayatının dosyayı temize çekmekten ibaret olduğunu düşünen Akaki bir gün hayatın bir gerçeğini öğrenir: Paltosu Paltosu bu hayatı onun kadar umursamaz yaşayamamış ve zamanla yıpranmıştır. Akaki bu gerçeği öğrendiğinde son çare soluğu terzide bulur. Terzinin tek dediği paltonun düzeltilemeyecek derecede yıpranmış olmasıdır. Akaki'nin az buz kazandığı parayla palto alması imkansız gibi bir şeydir. Paltosu için mumundan vazgeçer, yemeğinden vazgeçer. Ayakkabısı yıpranmasın diye bozuk yollardan geçmekten vazgeçer. Ve aslında bu yoksullukta daha mutludur. Çünkü hayatta başka amaçların olduğunu öğrenir. Paltosu onun adeta eşi hayat dostu olmuştur. Paltosunu eline aldığında ise hiç tatmadığı duygular besler ona ve hatta iş arkadaşlarının davranışı bile değişir. Aniden kendine güveni gelir. Ta ki bir gün paltosu çalınana dek... Paltosunu kurtarmak için son çare mühim şahsiyete şikayette bulunur. Ama duyduğu aşağılamalar onu yerin dibine sokar. Ve bir gerçek daha öğrenir. İnsan insandan üstün olmadığı halde giyiniş ve rütbe kişiyi bir anda şeytanlaştırabilir. Paltonun özlemiyle ve hakaretlere dayanamayan Akaki ölür... Evet ölür çünkü gerçek mutluluğa alışkın olmadığı gibi gerçek mutsuzluğa da kalbi alışkın değildir. Ölür çünkü tek ve gerçek doğrusu gitmiştir... Ölür çünkü umursamaz değildir artık...
PaltoNikolay Gogol · Karbon Yayınevi · 201746,2bin okunma
Reklam

Zehra

, bir kitap okudu
7/10
·56 syf.··
3 saatte okudu
·
2020 15. kitabı
Nikolay Gogol
8.3/10 · 46,2bin okunma

Zehra

, bir kitap okudu
10/10
·352 syf.··
19 saatte okudu
·
2020 14. kitabı
·
George Orwell
8.5/10 · 200,1bin okunma
10/10
·352 syf.··
2020 14. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2020 19:12
·
Sonlarına doğru içimde bir bunaltı oluşmaya başlayan bu kitapta aslında şimdiki dünyayla ne kadar yakından ilişkisi olduğunu ve içimi daraltan bu duygunun aslında gerçekleri saklamadan göz önüme serildiğinde kendimden saklamaya çalıştığım duygularım tek tek bana bir vurgun yaşattı. Şöyle bir dünya düşünün; düşüncelerinizle bile suç işlediğiniz, tek doğrunun kaçınılmaz olduğu ve bu doğruda iki kere ikinin beş ettiği bir dünya.. Bütün zevklerin yasak olduğu mesela cinselliğin sadece çocuk yapmak için normal bir işmişçesine yapılması gerektiğini söyleyen, sevginin aşkın yok edildiği bir dünya... Ve kelimelerin farklı anlamlarını düşünmeyin diye sözcüklerin olabildiğince yoksullaştırılmaya çalışıldığı bir dünya... Büyük birader her zaman sizi izlemektedir, her yerde gözü vardır. Evet bu gözler tele-ekran denilen aygıtlardır. Ve her daim gözlenmektesinizdir. Her yanlış düşünce ve davranış sonunuz olacaktır. Büyük biraderin tam olarak nasıl biri olduğunu bilmeseniz de tek ve mutlak doğru odur. Peki ya bir insana nasıl körü körüne inanılabilir? Bunun için işte şu üçleme gereklidir; bağnazlık, cahillik ve yobazlık. Ve bu inanışlardan tek vazgeçiş düşünmektir. Ama düşünenlerin buharlaştırıldığı bir yerde özgürce fikirlerin boy gösteremediği bir yerde bu nasıl mümkün olabilir? İşte bize dayatılan da budur. Bizleri otomat toplumu haline getirmektir amaç. Hangi tuşa basarlarsa onu yerine getirmemizdir amaç... Daha söyleyecek çok şey var. Ama gözlerimi kapatıp biraz düşünmeye ihtiyacım var. Sonradan üzerine ekleyeceğim çok şey var. Ama şimdilik bu kadar. Düşüncelerinizle kalın esen kalın...
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma
Oligarşik yönetimin özü babadan oğula geçmesi değil, ölülerin yaşayanlara dayattığı belirli bir dünya görüşü ve belirli bir yaşam biçiminin sürdürülmesinde diretilmesidir. İktidarı kimin elinde tuttuğu önemli değildir, yeter ki hiyerarşik yapı hep aynı kalsın.
Sayfa 229·Kitabı okudu