Ben sana rehber değil ancak yoldaş olabilirdim fakat yolu ikimiz de bilmiyorduk ve birbirimize yük olmaktan,birbirimizi şaşırtmaktan başka bir şey elimizden gelmiyordu.
Ömer yokuş aşağı koşar gibi iniyordu.Tüy gibi hafifti.İçinde köpürüp taşan bir saadet vardı.Etrafından geçen insanları kucaklamak, herkese:"Haydi ne duruyorsunuz!Gülün, sevinin, hayat kadar tatlı şey var mı?"demek istiyordu.
İçimde müthiş bir hafiflik, bir genişlik duyuyorum.Belki de hakikaten sevmek budur.Belki de ben şimdiye kadar sahiden sevmenin ne olduğunu bilmiyordum.
Hayatta hiçbir şey,uğrunda ölmek için istenmez.Her şey yaşamımız için olmalıdır.Hatta biraz ileri gideyim , kendi yaşamımız için..Sen kafanın içindeki yokluğa o kadar saplanmışsın ki, derhal uğrunda can feda edecek bir şey arayarak ikinci bir yokluğa dalmak istiyorsun.