Sanki uzun bir yolculuğa çıktım
Ve ben yanıma hiçbir şey almadım
Sanki mühim bir işim varmış da
Ben onu yapmayı unutmuşum gibi
Eksikliğini fazlasıyla hissedebiliyorum
Sanki farkında olmadan bir şeylere veda ettim
İçimde beni endişelendiren bir burukluk var
Rahatsız eden kocaman boşluk var
Bilmiyorum belki de gelip geçici bir şeydir
Ya da ben bu aralar fazla duygusalım
Anlayamıyorum.
Edip Cansever
Yaz akşamları esen rüzgârla gelen serinlik... Öyle iyi hissettiriyor ki insana sanki aklını ve kalbini bulandıran her mesele hallolmuş.
Sanki o rüzgârla uçup gidiyormuş tüm olumsuz duygu ve düşünceler.
Habersizce bir yerlerde biri sana dua eder, nedenini bilmezsin ama gönlün ferahlar işte öyle bir his.
Rüzgâr bir mükâfattır. Mükâfat her ne kadar bir ödül olarak algılansa da esasında karşılık anlamına gelir. Yani ödül veya ceza, yapılan işin karşılığı mükâfatıdır.
Bir tatlı tatlı esen rüzgâr var. İnsana ferahlık veren, yağmura, tohumlara aşılayıcı olan, denizde gemilere yön veren. Gökyüzünde hayallerini uçuruyorsun misali salınan uçurtma da rüzgârın mahareti.
Rüzgârı hissedersen, dinlersen eğer sana gitmen gereken yolu da gösterir. Bir rahmet bir müjdedir rüzgâr.
O Allah ki, rüzgârları rahmetinin öncesinde müjdeci olarak gönderir. (Araf 57)
Bir de sert şiddetiyle savuran, kurutan, fırtınalar koparan rüzgâr var. Bir tehdit bir uyarıdır bazen. İşte o rüzgârın mahiyetini bilmek gerekir, umulur ki düşünüp ders alalım. Allah( c.c) dilediği yönden dilediği şiddetle estirir rüzgârı. İnsan şiddetli rüzgara kapılıp da yanlış yola savrulmamalı.
Âd kavminin helâkinde de ibretler vardır. Onların üzerine biz her şeyi kasıp kavuran ve köklerini kurutan o kasırgayı göndermiştik.(Zariyat 41)
Bırakalım rüzgâr essin, uzaklardan rahmet getirsin. Rüzgârı dinleyelim, rüzgârla dinlenelim.🍃