Dilara

İtiraf etmeliyim ki düğünden sonra hayatımda ve bir dönem başladı. İnsanlar Adem ile Havva'nın birbirine âşık olduklarını, Havva'nın Adem'e yasak meyveyi aşkı yüzünden teklif ettiğini ve Adem'in de sevdiği kadının teklifine dayanamadığı için onu tadıp cennetten çıkarıldıklarını anlatırlardı. İbrahim ile Hacer birbirlerine olan hislerine hiç muttali olamamıştım ama o aşkın meyvesi İsmail'i tanırdım. Şimdi Gülüm ile Hatice'nin karşılıklı duygularını, bu duygularla birbirlerine karşı muamelelerinde "Ya incinirse!" korkusundan âdeta titrediklerini, yekdiğerini kırma veya gücendirme ihtimali olacak en küçük sözü ve davranışı terk ettiklerini, her ikisinin bütün hayatlarını kendilerinden evvel eşini düşünerek yaşadıklarını gördüm. Saygıyla dillendirilmiş "sen" sözünün, menfaatle söylenmiş "ben" sözünden daha değerli olduğuna şahit oldum Bazen Hatice'nin yüreğini dinledim, minnet gördüm bazen gülümün kalbine baktım şükür okudum. Aşk saygıdan, dostluktan, mahremiyetten, paylaşmaktan ortak düşünceden ibaret olduğuna böyle karar verdim.
Sayfa 130
Reklam
Mahzum'un, melek kalpli kızını gözünü kırpmadan gömdüğü sarhoş gecede, Kureyş'in zalim uykulara daldığı o karanlık, o ıssız gecede, ninnimi ağıta çevirip herkesi feryadıma uyandırmak için kutsal şehrin üzerinde avare ve derbeder dolanıp durduğum o gecede, güle duyulan hasretin bitivermesini çok ama çok istedim. "Bir çocuğa daha kıyıldı, bir çocuğa daha!" çığlıklarıyla her çadırın üzerinden defalarca geçtim. Seher yaklaşmıştı ama ben hiç yorulmamış gibi yana yakıla feryat edip durmadaydım. Belki de o kızla annesinin kalbini hiç okumamalıydım.
Sayfa 44
Dağ gibi alevlerin sıcaklığını hissetmeye başlamış-tık. İbrahim'in gözüne ilişebildim. Ve telaşla bağırdı: "Kaç! Kurtar kendini!" Sesimin en yüksek perdesinden haykırdım: "Seni kurtarmadan olmaz!" "Sen, minicik bir kuş!.. Ben şu heybetli beden... Aşağıda da dağ gibi alevler. Allah aşkına, beni nasıl kurtaracaksın?" "İşte şu kanatlarımla İbrahim!.. Tutun haydi, gidelim buradan!" Önce hüzünlü bir tebessüm, sonra imkânsızın idraki, ardından yaşaran gözler: "O minicik kanatların beni kurtarmayacağını sen de biliyorsun a kuş; neden böyle yapıyorsun?" "Çünkü sen hakkı savunuyorsun İbrahim, doğruluk üzerindesin." "Teşekkür ederim ama bak, alevlere dokunmak üzereyiz, uzaklaş artık." "Asla! Seni kurtarmadan olmaz!" "Boşa öleceksin!.." "Hiç boşa olur mu İbrahim, kimden yana olduğum bilinir."
Sayfa 12
Reh-i aşkında bi-sabr u şekibim yâ Rasûlallah Seni her kim severse ben rakibim ya Rasûlallah (Nazım)
Sayfa 11