Dilara

Derken kenti yılda bir kez ziyaret eden bir münzevi çileci öne çıkıp, bize Hazdan Söz Et, dedi. O da yanıtladı ve dedi ki: Haz bir özgürlük şarkısıdır, ama özgürlük değildir. Arzularınızın çiçeklenişidir, ama meyvesi değildir. Bir doruğa seslenen derinliktir, ama ne derindir ne de yüksek. Kafese kapatılanın kanatlanışıdır, ama kuşatılan uzam değildir. Eh, hakikatin ta kendisi şu ki haz bir özgürlük şarkısıdır. Bu şarkıyı olgun bir yürekle söylemenizi isterim; ama şarkıyı söylerken yüreklerinizi yitirmenizi değil.
Sayfa 38
Reklam
Sonra bir âlim, Konuşmaktan Söz Et, dedi. O da yanıtladı ve şöyle dedi: Düşüncelerinizle barışık olmadığınız zaman konuşursunuz...
Sayfa 33
Dostlukta ruhu daha da derinleştirmekten başka bir amaç olmasın. Çünkü kendi sırrına ermekten başka amaç güden sevgi, sevgi değil ileriye atılmış bir ağdır; bu ağa sadece yararsız şeyler takılır. Siz de en iyi yanlarınızı dostunuza ayırın. Eğer moralinizin bozuk olduğunu bilmesi gerekliyse dostunuzun, bırakın yüksek olduğunu da bilsin. Dostunuz ne içindir ki onu zaman öldürmek için arayasınız? Onu hep yaşanası zamanlarla arayın. Çünkü o sizin ihtiyacınızı karşılamak için vardır, boşluğunuzu doldurmak için değil.
Sayfa 32
Acılarınızın çoğu kendi seçiminizdir. Acı, içinizdeki hekimin hasta nefsinizi sağaltmakta kullandığı acı iksirdir. Onun için hekime güvenin, ilacını sessizlik ve dinginlikle için: Çünkü eli ağır ve sert olsa da, Görünmeyen'in müşfik eliyle yönlendirilir. Uzattığı çanak dudaklarınızı yaksa da, Çömlekçi'nin Kendi kutsal gözyaşlarıyla ıslattığı kilden yapılmıştır.
Sayfa 29
Sevinçliyken yüreğinizin derinliklerine bakın göreceksiniz; sizi şimdi sevindiren, bir zamanlar üzenden başkası değildir.
Sayfa 16
Reklam