"Keşke olsaydı" diye kesti lafını Yıldız. "Anılar önem- lidir. Anılar, yaşananları hatırlatır. Yapılan kötülükleri ve iyilikleri, acıları ve mutlulukları. Anılarını unutursan, yaşananları da unutursun. Yaşananları unutursan, geçmiş tekrar eder." Sert bir ses tonuyla konuşuyordu, adeta nutuk çeker gibiydi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Demek ki Naziler de etkilenmişler Zeus Altarı'ndan" diye mırıldandı dudaklarını yaladıktan sonra. "Ama herhalde orada hiç kimseyi öldürmediler, değil mi?" Anlamıyorsun dercesine başını salladı Yaman.
"Hiç kimseyi mi? Ne diyorsun kızım, adamlar Yahudi halkını ortadan kaldırma kararını Nürnberg'de aldılar. Ve Hitler 150 projektörle aydınlatılan o stadyumda, tıpkı Antik Yunan'ın Baştanrısı Zeus gibi ilahi bir edayla ortaya çıktı. Yüzbinlerce sadık hayranına ırkçılık nefretini aşıladı. Holokost'tan bahsediyorum Yıldız. Holokost, Yunanca bir kelime. Anlamı, 'ateşte yakılmış kurbanlar' demek. Yani Zeus'a, Poseidon'a, Athena'ya, Apollon'a sunulan kurbanlar... Yakılmış hayvanlar, belki de insanlar. Evet, Zeppelin Tribünü bir stadyum değildi, gerçek bir sunaktı. İnsan kurban edilen vahşi ve kanlı bir sunak. Ve Hitler o sunakta yaptığı konuş malarda, yaşlı genç, kadın erkek, çoluk çocuk demeden altı milyon Yahudi'yi kurban edecek süreci başlatmış oldu."
"Yani sorumsuz biri mi?" Sıkıntıyla güldü Yıldız.
"Karmaşık, değil mi? Evet, ben de Franz'ı anlayana kadar epeyce ter döktüm. Belki de beni ona çeken, bu anlaşılmaz haliydi. Ama sonra gerçek bütün çıplaklığıyla beliriverdi karşımda. Duygu yaşı on yedi olan bir adamla evlenmiştim. Hayatı asla ciddiye almayan, almak istemeyen biriyle. Vur patlasın çal oynasın yaşayan biriyle. Annesi hayatı onun için kolaylaştırdığından sorunlarla karşılaştığında ne yapacağını bilemeyen biriydi Franz. Sorunlarla karşılaşmak istemeyen, sorun çıkınca hemen arazi olan biri, yetişkin gibi görünen ama asla büyümeyen, aklı havada, hep bir delikanlı gibi yaşamak isteyen biri...
Çocuklarından nefret edenler sonsuza kadar nefretle anılacaktır. İster ölümlü olsun, ister ölümsüz, kendi soyuna ihanet edenler, ihanetin en korkuncuyla cezalandırılacaktır."